09 Haziran 2026

Dünya Kupası başlıyor:

Dünya Devrimi’nin ilk 11’i sahada!

“Soviet United” sahada: Kırmızı Biber dergisinin 1923 tarihli karikatüründe top Marx’ta, kadro Bolşevik hareketin yıldız oyuncularından oluşuyor. Stalin ise elbette ilk 11’de yok; çünkü o tarihte bürokratik karşı-devrim henüz galebe çalmamıştı. (Bkz. Ekim Devrimi’nin gerçek önderleri kimdi?
Dünya Kupası başlarken arşivden: tüm zamanların teorik bakımdan en donanımlı, siyasi açıdan en gelişkin, teknik becerisi ve yeteneği en yüksek ilk 11’i!

1923 tarihli bu karikatür, Sovyet hiciv dergisi Red Pepper’da (Kırmızı Biber) yayımlanmış. Kırmızı Biber, Moskova’da 1923-1926 yılları arasında çıkan resimli bir siyasi mizah dergisiydi. Kötü ve yetersiz uygulamaları, NEP döneminin çarpıklıklarını, eski hayatın kalıntılarını ve uluslararası politikayı hiciv konusu yapıyordu. İlk döneminde Rabochaya Moskva gazetesinin eki olarak yayımlanmış, 1925’ten itibaren ayrı bir yayın hâline gelmişti.

Karikatür okurlara “Soviet United” futbol takımını tanıtıyor. Ön sırada Radek, Sosnovskiy, Trotskiy, Riazanov ve Buharin; arka sırada ise Zinovyev, Lenin, Marx, Kamenev, Lozovskiy ve Çiçerin yer alıyor. Top -daha doğrusu dünya- takım kaptanı Marx’ın elinde. Kadronun oyun anlayışı ise tahmin edileceği üzere şöyle: devrimci Marksist teoriye dayanan tutarlı bir strateji, rakibi şaşkınlığa sürükleyen son derece yaratıcı taktikler, tam saha pres, sağlam defans, kesintisiz ajitasyon ve dünya çapında hücum futbolu.

Çizimin bugünden bakıldığında en çarpıcı yanlarından biri de Stalin’in bu ilk 11’de yer almıyor olması. Marx ve Lenin’i ayrı tutarsak, sonraki yıllarda kadronun büyük bölümü onun talimatlarıyla yapılan tasfiyelerin ve siyasal cinayetlerin kurbanı olacaktı: Zinovyev, Kamenev, Buharin, Riazanov, Sosnovskiy ve Lozovskiy idam edildi; Radek hapishanede öldü; Trotskiy ise 1940’ta Meksika’da bir Stalinist ajan tarafından katledildi.

Dünya Kupası 39 gün sürecek. Hiç de az bir zaman değil. Dünya Devrimi’nin yıldızları ise her yıl biraz daha ticarileşen ve bu yüzden güzelliğinden çok şey yitiren bugünkü futbol düzenine en ufak bir prim vermeden, sınıf mücadelesi sahalarında daha uzun yıllar top koşturmaya devam edecek. 

Üstelik bu takımı diğerlerinden ayıran çok önemli bir fark var: Bu bir ulusal takım değil! Kaptan Marx’ın soyunma odasında tüm takıma her maç öncesinde hatırlattığı gibi: “İşçilerin vatanı yoktur!”

Kaynak: David King, Trotsky: A Photographic Biography, Oxford & New York: Basil Blackwell, 1986, s. 124.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder