1945’in öncesine uzanan bir talep:
Boğazlarda üs
| Behlül Özkan |
Özkan, bu
makalesinde Sovyetler Birliği’nin Türkiye’den toprak ve boğazlarda üs talep
ettiği iddiasını çürütmeye yönelik bir sorgulamaya girişiyor. Ona göre 1945’te Moskova'dan Ankara’ya iletilmiş herhangi bir resmî yazılı talep veya diplomatik nota bulunmuyor. Molotov’un Büyükelçi Selim
Sarper’le görüşmelerinde dile getirdiği koşulları da bir “talep” saymıyor:
Türkiye bir ittifak önermiş, buna karşılık Moskova da bu ittifakla ilgili kendi şartlarını sözlü olarak
belirtmiştir. Dolayısıyla Özkan’ın deyişiyle, “Molotov toprak ve üs talep etmiyordu.”[1]
Bu yorumda doğru
bir unsur var: Haziran 1945’te Türkiye’ye toprak ve üslerin devrini emreden
yazılı bir Sovyet ültimatomu verilmedi. Ayrıca Ankara’nın yeni bir antlaşma
arayışı ve Türk yöneticilerinin ilk aşamadaki değerlendirmeleri, dönemin
diplomatik tablosunu anlamak için önemlidir. Ancak buradan Molotov’un toprak ve
üs talebinde bulunmadığı sonucu çıkmaz. Bir ittifaka bağlanmış koşul da karşı
tarafa ileri sürülen bir taleptir. Özkan’ın kendi anlatımında dahi Molotov’un
sıraladığı koşullar arasında doğu sınırının Sovyetler lehine değiştirilmesi ve boğazlarda
Sovyet askerî varlığı vardır.
Daha önemlisi, boğazlarda
Sovyet üssü fikrinin 1945’te süresi dolan dostluk antlaşmasıyla veya
Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı sırasındaki tutumuyla ortaya çıktığı
söylenemez. Bunun yazılı kanıtı beş yıl öncesine gidiyor: Stalin yönetiminin
Kasım 1940’ta Nazi Almanyası’na sunduğu karşı öneriden söz ediyoruz.
Berlin’de
konuşulan Türkiye
12-13 Kasım
1940’ta Sovyet Dışişleri Bakanı Vyaçeslav Molotov, Hitler ve Alman Dışişleri
Bakanı Ribbentrop’la Berlin’de görüştü. Almanya, SSCB’yi Almanya, İtalya ve
Japonya’nın oluşturduğu Üçlü Pakt’la iş birliğine çekmek, dört devletin nüfuz
alanları üzerinde anlaşmak istiyordu. Türkiye ve Boğazlar bu pazarlığın önemli
başlıklarındandı. Alman taslağı, Türkiye’nin mevcut uluslararası bağlarından
koparılmasını ve Montrö Sözleşmesi’nin Sovyet savaş gemilerine ayrıcalıklı
geçiş hakkı tanıyacak biçimde değiştirilmesini öngörüyordu. Ancak bu taslakta
boğazlarda Sovyet üssü konusu yer almıyordu.[2]
| Vyaçeslav Molotov, çevirmen Gustav Hilger ve Adolf Hitler (Berlin, 1940) |
Üstelik Sovyetler
Birliği’nin karşı önerisi bununla da sınırlı değildi. Türkiye bu dört devletin
yanında yer almayı reddederse Almanya, İtalya ve SSCB’nin gerekli askerî ve
diplomatik tedbirleri birlikte belirleyip uygulamasını ve bu konuda ayrı bir
anlaşma yapmasını öngörüyordu. Askerî müdahale olasılığını açık tutan bu öneri
bir anlaşmaya dönüşmedi. Ancak Türkiye’ye karşı askerî baskı seçeneğinin Sovyet
hükümetinin önerisinde yer aldığı inkâr edilemez.[3]
Bu belge,
Hitler’in Stalin’e dayattığı bir üs planını değil, Sovyet hükümetinin Almanya’ya sunduğu koşulları kayda geçiriyor. Dahası, SSCB’nin Nazi
Almanyası’yla savaşa girmesinden önceye ait. Boğazlarda üs edinme
hedefinin yalnızca 1945’te ortaya çıktığını söylemek artık mümkün değil.
1945’te sözlü
koşuldan yazılı öneriye
Aradan geçen beş
yıldan sonra II. Dünya Savaşı sona ererken, uluslararası güç dengesi de elbette radikal bir biçimde değişmişti. Nazi
Almanyası savaşı sonuna kadar sürdürüp yenilmiş, Stalin yönetimi ise savaşın
galipleri arasında yerini almıştı. Moskova bu kez boğazlar meselesini Türkiye
ve savaş dönemi müttefikleriyle görüşüyordu. 1940 ile 1945’in diplomatik
bağlamları hiç kuşkusuz aynı değildi; fakat Sovyetler Birliği’nin boğazlarda
askerî üs elde etme hedefi hem 1940’ta hem de 1945’te karşımıza çıkıyor.
Özkan, Haziran 1945’te Molotov ile Sarper arasında geçenlerin yazılı bir talebe dönüşmediğini vurguluyor. Bu noktanın sınırını belirtmek gerekir: Türkiye’ye yazılı bir nota verilmemesi, görüşmede koşullar ileri sürülmediğini göstermez. Temmuz 1945’te Potsdam’da Molotov, Sovyet hükümetinin tutumunu anlatırken Türkiye’yle ittifak için sınır ve boğazlar meselelerinin çözülmesini şart koştuğunu bizzat söyler. Churchill de üçlü zirvede, Molotov’un Türk büyükelçisiyle görüşmelerinde doğu sınırının değiştirilmesi ve Boğazlarda Sovyet üssü konularının açıldığını belirtti. Churchill bunları Türkiye’ye yöneltilmiş bağımsız bir ültimatomdan ziyade ittifakın koşulları olarak değerlendirmiş, ancak koşulların içeriğine itiraz etmişti.[4]
| Postdam Konferansı'nın bir oturumu. |
İki dönem, aynı stratejik hedef
Daha önce blogda
Molotov’un Çuyev’le söyleşilerini, Hruşçov’un anılarını ve Sovyet resmî
tarihinin 1953’te geri çekilen taleplere ilişkin anlatısını ele almıştım.[6] Bu
kaynaklar 1945’teki toprak ve boğazlar tartışmasını farklı yönlerden
aydınlatıyor. 1940 diplomatik belgesi ise bunlara yeni ve belirleyici bir boyut
ekliyor: Stalin yönetiminin boğazlarda Sovyet askerî varlık edinme hedefinin
savaş sonrasında doğmadığını gösteriyor.
Buradan aceleyle
yanlış bir sonuca da sıçramamak gerekir. 1940 belgesi, Kars ve Ardahan’ın o tarihte
de talep edildiğini göstermiyor. Ayrıca 1940 ile 1945 arasında ayrıntıları
değişmeyen, kesintisiz uygulanmış bir plan bulunduğunu tek başına kanıtlamıyor.
Kanıtladığı şey daha somut ve yeterince önemli: Stalin yönetimi, 1940’ta Nazi
Almanyası’yla yürüttüğü pazarlıkta boğazlarda Sovyet üssü istedi ve bunu paktı
kabul etmesinin koşullarından biri olarak ileri sürdü. 1945’te ise bu kez
savaşın galibi olarak aynı askerî üs talebini yeniden ileri sürdü.
Dolayısıyla
1945’teki diplomatik girişimi yalnızca süresi dolan dostluk antlaşmasının yeni
koşullara uyarlanması diye açıklamak, tarihsel tablonun en önemli parçasını
dışarıda bırakıyor. Yenilenmesi konuşulan antlaşma başka şeydir; boğazlarda
başka bir devletin askerî üssünü kurma hedefi başka. İkincisinin geçmişi,
antlaşmanın yenilenmesi görüşmelerinden çok daha eskiye uzanıyor.
Kaynaklar ve
önceki yazılar:
[1] Behlül Özkan,
“1945 Türkiye-SSCB krizi: Bir mitin
inşası”, BirGün.
26 Kasım 2017.
[2] Nazi–Soviet
Relations, 1939–1941: Documents from the Archives of the German Foreign Office,
VI. bölüm, 13 Kasım 1940 görüşme tutanağı ve Alman antlaşma taslağı: https://www.ibiblio.org/pha/nsr/nsr-06.html
[3] Aynı derleme,
Schulenburg’un 26 Kasım 1940 tarihli telgrafı, s. 258–259: https://www.ibiblio.org/pha/nsr/nsr-06.html
[4] Foreign
Relations of the United States (FRUS), Potsdam Konferansı, 22 Temmuz 1945
görüşme tutanağı: https://history.state.gov/historicaldocuments/frus1945Berlinv02/d710a-65
[5] FRUS,
“Proposal by the Soviet Delegation: The Black Sea Straits”, 22 Temmuz 1945: https://history.state.gov/historicaldocuments/frus1945Berlinv02/d1369
[6] Daha önceki
yazılarım: Tarihi tersyüz ederken hakikate çarpmak; Molotov Anlatıyor: 1945’te Türkiye’den
toprak ve boğazlarda üs talebi; Hruşçov’un anıları ne söylüyor?; Kremlin’in 1970’lerin ortasındaki
“diplomatik” manevrası; Stalin haritaya bakarken.