Çeviri:
Modern Para
Teorisi’nin sihirli değneği
Michael
Roberts
Kapitalizmin
krizleri, işsizlik ve yoksulluk, devletin para yaratma ve kamu harcamalarını
artırma imkânları kullanılarak aşılabilir mi? Kemer sıkma politikalarına karşı
çıkmak, bu politikaların hedef aldığı işçi sınıfı ve diğer emekçi
sınıflar/kesimler açısından elbette gereklidir. Ancak bu karşı çıkışın hangi
kapitalizm tahliline ve hangi siyasal programa dayandığı da en az bunun kadar
önemlidir. Michael Roberts'ın “Modern Para Teorisi’nin sihirli değneği” başlıklı makalesini tam da bu
nedenle önemli ve değerli buluyorum. Roberts, bazı sol çevrelerde ilgi gören
Modern Para Teorisi’ni Marksist bir perspektiften eleştirirken, tartışmayı para
ve bütçe politikalarından kapitalist üretimin, kârlılığın ve sınıf
ilişkilerinin belirleyici rolüne taşıyor.
Makalenin
Türkçe çevirisi, Özdeniz Pektaş imzasıyla Devrimci Marksizm dergisinin 58-59. sayısında
(Güz-Kış 2024), 95-110. sayfalarda yayımlandı.
Daha fazla
okura ulaşmasına küçük de olsa bir katkım olabilir düşüncesiyle bu yazının
giriş bölümünü aşağıda aktarıyorum. Makalenin tamamına, alıntının sonundaki
bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
* * *
![]() |
| Alexandria Ocasio-Cortez ve Bernie Sanders |
MMT’nin kendisine
sol çevrelerde yer bulabilmesinin sebebi, merkez bankası parasıyla fonlanan
mali harcama politikalarına yani devletlerin, kriz korkusu yaşamadan, bütçe
açıklarını ve kamu borçlarını arttırabilmesine teorik bir dayanak sunmasıdır.
Solcu iktisatçılar, Büyük Resesyon’dan bu yana, bütçe dengesinin sağlanması ve
yüksek kamu borçlarının azaltılması çağrısı yapan neoliberal ana akım
teorilerinin yanlışlığını kanıtlamaya çalışıyor. Kemer sıkmaya dayalı bütçeler,
bir yandan sosyal yardımların ve kamu hizmetlerinin kısılmasına diğer yandan da
reel ücretlerin durgunlaşmasına ve işsizliğin yükselmesine neden oluyor. İşçi
hareketi de, doğal olarak, bankaların ve kapitalizmin hatalarının bedelini
çalışanlara ödetmek isteyen bu politikaları tersine çevirmek istiyor.
Geleneksel
Keynesçilik o bilindik çözüm önerisiyle geliyor: efektif talebi yukarıya
çekmek, istihdam yaratmak ve ücretleri yükseltmek için devlet (yıllık bütçe
açığını büyüterek) daha fazla harcama yapmalıdır. MMT konuya işte tam burada
dâhil oluyor ve Keynesçi mali teşvik politikasına, önde gelen MMT’ci Randall
Wray’ın sözleriyle, “egemen bir devlet kendi parasını istediği kadar basabilir”
gibi bir teorik sav ekliyor.
Devlet, hesap
birimini (dolar, avro ya da peso) saptama tekeline sahip olduğundan, ihtiyaç
duyduğu kadar para üretebilir, bu paraları “devlet-dışı” birimlere dağıtabilir
ve böylece talebi güçlendirirken, istihdam ve gelir yaratabilir. Stephanie
Kelton’un deyişiyle, “parayı tedavüle çıkaranın, parasız kalması mümkün
değildir çünkü her zaman dolar, peso, ruble v.b.’den basabilir”. Devlet
bütçesinin açık vermesi (ve kamu borcunun tırmanması) sorun değildir.
Kapitalist ekonomilerde, işsizlik ve âtıl kaynaklar olarak ortaya çıkan bir
“talep eksikliği”nin mütemadiyen mevcut olması nedeniyle, talebin, yalnızca
sermayenin ilgili alana yeniden girmesine kadar geçici olarak değil, kalıcı
şekilde büyütülmesi için de her zaman imkân vardır. Bu fikir, şüphesiz ki, işçi
hareketi içindeki sola çok çekici geliyor.
Burada, tam
istihdamın, ekonominin kapitalist sektördeki daha netameli taraflarına hiç
bulaşmadan, sınırsız devlet harcamaları ve bütçe açıkları vasıtasıyla
sağlanabileceğine dair bir teorik gerekçelendirme görüyoruz. Siyasetçilerin ve
devletlerin tek yapması gereken, şu basit gerçeği kavramaktır: devletin parası
asla bitmez. MMT, böylece, neoliberalizmin kemer sıkma ve asgarî devlet
müdahalesi politikalarına karşı, devletin altyapıya, istihdama ve sanayiye
yatırım yapmasını savunan “New Deal” politikalarına kuramsal bir destek
veriyor.
MMT’ye
yöneltilebilecek eleştirilerin üç boyutu vardır. Birincisi, teoriktir: MMT,
paranın nasıl yaratıldığı ve dolaşıma sokulduğu konusunda haklı mıdır? İkincisi
ise, pratiktir: MMT’nin, devletin, parayı tedavüle sokan kurum olması
dolayısıyla, harcama ve vergi dengesindeki açıktan hiç endişe duymadan ihtiyacı
kadar para yaratabileceği görüşü doğru mudur? Ve üçüncüsü, MMT’nin çözüme
kavuşturmak istediği problem nedir? Amaç yalnızca işsizliği bitirmek ve tam
istihdamı sağlamak mıdır? MMT, kapitalist üretimin olağan ve tekrar eden
krizlerinin, artan eşitsizliğin, küresel ısınmanın, teknoloji kaynaklı
işsizliğin ve finansal çöküşlerin açıklanması ve çözülmesi hakkında ne
önermektedir?
Makalenin tamamını Devrimci Marksizm’in
sitesinden okuyabilirsiniz (PDF).
