15 Mayıs 2026

Sovyetler Birliği’nde Stalinizm ve alkolizm (1)

Küçük bir not: Daha önce bölümler hâlinde hazırladığım yazı dizilerini her zaman araya başka konuları sokmadan, birbirini izleyen parçalar olarak yayımlamaya özen gösterdim. Bu dizide ise uygulama farklı olacak. “Sovyetler Birliği’nde Stalinizm ve alkolizm” başlığı altında ele alacağım konu daha geniş bir araştırmayı gerektirdiği için dizinin tamamlanması daha uzun sürecek. Ne zaman tamamlanacağı ve ne kadar uzun olacağı konusunda şu an için benim de pek bir fikrim yok. Bu nedenle dizinin bölümleri arasında başka konulardaki yazılara da yer vereceğim. Okurun dizinin bütününü kolayca takip edebilmesi için blogun üst menüsünde bu başlık altında ayrı bir bölüm açacağım. Amacım, dizi tamamlandığında yazıları gözden geçirerek ve metinleri birbirine bağlayarak küçük bir kitapçık hâline getirmek.

Konuyla ilgili görüşlerinizi, önerilerinizi - kaynak önerileri dâhil - eleştirilerinizi ve düzeltmelerinizi yorumlarda benimle paylaşırsanız çok sevinirim.

* * *

Sarhoşluk ve alkolizmle mücadele: Kampanya başlıyor

Mihail Gorbaçov, 11 Mart 1985’te Sovyetler Birliği Komünist Partisi (SBKP) Genel Sekreterliği görevine seçildikten kısa bir süre sonra, Sovyet yönetimi hem toplumun günlük hayatına doğrudan müdahale eden hem de kısa sürede dünya genelinde ilgi uyandıran ilk büyük politika hamlelerinden birini uygulamaya koydu.

7 Mayıs 1985’te SBKP Merkez Komitesi “Sarhoşluk ve alkolizmin üstesinden gelinmesine yönelik önlemler hakkında” başlıklı kararı kabul etti. Aynı gün SSCB Bakanlar Kurulu da 410 sayılı “Sarhoşluk ve alkolizmin üstesinden gelinmesine ve kaçak içki üretiminin kökünün kazınmasına yönelik önlemler hakkında” başlıklı kararı çıkardı.

16 Mayıs’ta ise SSCB Yüksek Sovyeti Prezidyumu “Sarhoşluğa karşı mücadelenin güçlendirilmesi hakkında” başlıklı kararnameyi yayımladı. Bu belgeler 17 Mayıs 1985’te Pravda’da yayımlanarak kampanya kamuoyuna resmen ilan edilmiş oldu.

17 Mayıs 1985 tarihli Pravda gazetesinin birinci sayfası. Sayfada SBKP Merkez Komitesi’nin “Sarhoşluk ve alkolizmin üstesinden gelinmesine yönelik önlemler hakkında” başlıklı kararı yayımlandı. Aynı gün yayımlanan belgelerle Gorbaçov döneminin alkol karşıtı kampanyası kamuoyuna resmen ilan edilmiş oldu.
Bu nedenle birçok kaynak, Gorbaçov döneminin alkol tüketimini ve alkolizmi hedef alan bu geniş çaplı kampanyasının başlangıç tarihi olarak 17 Mayıs 1985’i esas alır. Kampanya, göreve yeni gelen Genel Sekreter’in ilk büyük toplumsal müdahalelerinden biri olarak kısa sürede yalnızca Sovyet yurttaşlarının gündelik hayatında değil, SSCB’nin konsolide bütçesi ve dolayısıyla ekonomisi üzerinde de ciddi sonuçlar doğuracaktı. (Bu etkileri daha sonraki bölümlerde ayrıntılı bir biçimde ele alacağız.)

O tarihte Gorbaçov dönemiyle özdeşleşecek “sihirli” kavram çifti, glasnost ve perestroyka, henüz siyasal sahnenin merkezine yerleşmemişti. Bu nedenle kampanya, göreve gelir gelmez böyle geniş çaplı bir müdahaleyi başlatan lider olarak Gorbaçov’la - kimi zaman da uygulamadaki rolü nedeniyle Yegor Ligaçov’la birlikte - özdeşleştirildi. Ancak Anatoliy Çernyayev’in 1985 yılına ait günlüğüne düştüğü notlar, hazırlıkların önceki lider Konstantin Çernenko’nun hayatta olduğu dönemde zaten başladığını gösteriyor. Örneğin Çernyayev, 2 Mart 1985 tarihli günlüğünde şu notu düşmüştü:

B.N. [Boris Nikolayeviç Ponomarev], alkolizmle mücadele kampanyasına ilişkin yeni bir Merkez Komite kararı vesilesiyle Politbüro’nun bütün yardımcılarını ve çalışanlarını topladı. Bazı rakamlar verdi: Alkolizm nedeniyle dört milyon kişi zorunlu tedavi görüyor; yüz binlerce genç, alkolün etkisi altında işlenen suçlar nedeniyle ıslah kolonilerinde ve kamplarda bulunuyor. Alkoliklerin yüzde yirmi beşi kadın.

Bizim bölümümüzdeki duruma gelince, esas olarak mesai saatleri üzerinde durdu; oysa parti bürosunun toplanmasının doğrudan nedenlerinden biri, daha geçen gün Jilin’in körkütük sarhoş bir halde B.N.’nin odasına sendeleyerek girmiş olmasıydı... Koridorlarda sarhoş dolaşmayı alışkanlık hâline getirmiş on-on iki kişinin adı bir çırpıda sayılabilirdi. Şapoşnikov da bunlardan biri; ancak o, içki âleminin ardından işe hiç gelmiyor - bir gün, iki gün, yarım gün; başkan yardımcılığı konumundan yararlanarak... Üstelik bu içki âlemleri haftada iki üç kereden az olmuyor. (Anatoly S. Chernyaev, Diary of Anatoly Chernyaev (1985), çev. Anna Melyakova, ed. Svetlana Savranskaya, s. 23.)

Buradan, 2 Mart 1985’ten önce konuyla ilgili en azından hazırlık aşamasında olan yeni bir Merkez Komite kararının bulunduğunu anlıyoruz. 

Çernyayev, günlüğüne 6 Nisan 1985 tarihinde düştüğü notta ise iki gün önceki Politbüro toplantısına atıfla, “Perşembe günü Politbüro alkolizm konusunu yeniden görüştü” diye yazıyor [vurgu bana ait]. Buradaki “yeniden” sözcüğü önemlidir; çünkü konunun Politbüro’da daha önce de en az bir kez tartışılmış olduğunu gösterir.

1985 tarihli Sovyet alkol karşıtı propaganda afişi: “Raporlu!” Afiş, alkolizmi çalışma disiplinini bozan ve toplumsal yaşamı çürüten bir sorun olarak resmediyor.
Çernyayev’in zaman zaman iş yoğunluğu ya da başka sebeplerle ihmal edebildiği günlüğünden, bu önceki Politbüro toplantısının tam olarak ne zaman yapıldığını saptamak mümkün değil. Ancak Çernyayev 4 Nisan 1985 tarihli Politbüro toplantısında yapılan tartışmalara günlüğünde genişçe yer ayırır:

Solomentsev raporu sundu. Dokuz milyon [alkol nedeniyle kendini bilmez hâle gelmiş] insan sokaklardan toplanmış. Bir buçuk milyon kişi zorunlu tedavi altında. Sarhoşların ve alkoliklerin üçte birinden fazlasını kadınlar oluşturuyor. Alkoliklerin yarısını ise gençler oluşturuyor. Oysa Çarlık Rusyası’nda kadın alkolizmi neredeyse hiç yoktu; gençlik alkolizmi ise yok denecek kadar azdı. Kişi başına tüketilen alkol miktarı bakımından devrim öncesi Rusya’yı iki buçuk kat aşmış durumdayız. Doğrudan kayıp yılda otuz milyar ruble; dolaylı sonuçları da hesaba katarsak bu rakam seksen milyar rubleyi buluyor. [Örneğin yalnızca ayıltma merkezlerinin personel sayısı 75.000 kişiye ulaşıyor. Ama yaptıkları işle hiçbir sonuç elde edilmiyor.] Buna karşılık votka satışından sağlanan kâr beş milyar [ruble].

Gorbaçov, meselenin yalnızca günümüzün büyük toplumsal sorunu olmadığını; halkımızın biyolojik durumunu, halkın genetik geleceğini de ilgilendirdiğini söyledi. Bu sorunu çözemezsek komünizm söz konusu bile olamaz, dedi.

Devlet Planlama Komitesi başkan yardımcısı Dementsov, votka gelirlerine ilişkin kalemlerin hemen kaldırılmamasını “rica etmeye” kalkışıp bunun telafi edilmesinin zor olacağını söyleyince, Gorbaçov onunla alay etti: “Komünizme votka şişesinin sırtında mı gideceksiniz!”

Alınacak önlemler belirlendi: “Bormotuha” [ucuz meyveli alkollü içki] üretimine tamamen son verilecek; votka üretimi keskin biçimde azaltılacak; evde damıtılan votka için kesilen cezalar ilk yakalanmada yüz ya da iki yüz ruble değil, bin ruble olacak. Raykomlara [bölge komitelerine] ve obkomlara [oblast komitelerine] bağlı, yönetici kadrolara ayrılmış bütün restoranlar tasfiye edilecek. Pek çok vesileyle ziyafet verilmesi yasaklanacak. Her düzeydeki yöneticiler açısından işe sarhoş gelmenin cezası derhâl ve tavizsiz biçimde görevden alma olacak; bu ceza partiden ihraç edilmeye kadar varabilecek. Ayrıca bu tür bütün vakalar basında yayımlanacak.

Ne var ki Politbüro’daki birçok kişi - konu iki saat boyunca tartışıldı - 1973’te de en az bunun kadar sert bir karar alındığını hatırlattı. Bir-iki yıl boyunca bazı adımlar atılmış, ama ardından durum daha da kötüleşmişti: O tarihten bu yana alkol tüketimi iki katına çıktı.

Bu arada Merkez Komite personeli ile “resmî görev gereği” bu tür içkili ortamlara katılmak zorunda kalan uluslararası ilişkiler uzmanları hakkında da bazı şeyler söylendi. Böylece bir uyarı yapılmış oldu.

Ama ne yapmalı? Bölüm başkan yardımcısı Şapoşnikov - aygıtın şansölyesi olacak adam! - bölümdeki bütün ayyaşların başını çekiyor ve neredeyse her gün, üstelik işyerinde de yeni rekorlar kırıp duruyor! (a.g.e., s. 39-40)

Çernyayev’in notları, Politbüro’nun sorun hakkında nasıl bilgilendirildiğini, konuyla ilgili ne tür tartışmalar yapıldığını ve hangi önlemlerin kararlaştırıldığını göstermesi bakımından önemli. Ancak bu notlar daha fazlasını da içeriyor: Kampanya yalnızca Sovyet toplumsal yaşamını zehirleyen ve çürüten alkolizm sorununa değil, Stalinist parti aygıtının kendi içindeki çürümeye, içki kültürüne ve disiplin zaafına da temas ediyordu. [*]

[*] Bu sorunun sonraki yıllardaki en bilinen ve çarpıcı örneklerinden biri Boris Yeltsin oldu. Stalinist parti-devlet aygıtının içinden yetişmiş eski üst düzey bürokratlardan Yeltsin’in alkolle bağlantılı davranışları, özellikle Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra uluslararası düzeyde birçok skandala yol açtı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder