05 Ekim 2026

Çağdaş Stalinist “tarihçiler”: 

Bill Bland (1)

Stalin’in ve Stalinizmin yakın dönemdeki en ateşli savunucularından biri olan Bill Bland (1916–2001), Türkiye’de de özellikle Enver Hoca’nın siyasi çizgisini tamamen veya kısmen benimseyen Stalinist çevrelerde önemsenen ve öne çıkarılan bir isim. 2000’li yıllardan itibaren eserlerinin bir bölümü Türkçeye çevrilmiş; çalışmaları övgüyle tanıtılmış ve tarihsel yorumları çeşitli yayınlarda kaynak gösterilmiş.

Bu yazıyı kaleme almaya girişmeden önce kendi kendime, “Türkiye’de Bill Bland’ı tam olarak kimler, hangi siyasi çevreler öne çıkarıyor?” diye sordum. Kitaplarını yayımlayanları, çalışmalarını övgüyle tanıtanları ve görüşlerine başvuranları araştırdığımda, karşıma şöyle bir liste çıktı:

  • Ceylan Yayınları
    , Sovyetler Birliği’nde Kapitalizmin Restorasyonu adlı kitabını Tamer Balcı’nın çevirisiyle 2005’te yayımlamış. Kitabın tanıtımında Bland’ın çalışması, “mutlaka incelenmesi gereken belgeler yığını” olarak sunuluyor.
  • Su Yayınevi, Garbis Altınoğlu’nun derleyip çevirdiği Jozef Stalin: Söylence ve Gerçek kitabını 2009’da yayımlamış. Altınoğlu, kitaba yazdığı ve çevrimiçi olarak da okunabilen girişte Bland’ın araştırmalarını güçlü biçimde övüyor ve onun Stalin’in mutlak otorite sahibi bir yönetici olmadığı yönündeki yorumunu benimsiyor.
  • Teori ve Politika, Altınoğlu’nun bu girişini 26 Aralık 2023’te “Marksizmin Gerçekliği ve Stalin” başlığıyla yeniden yayımlamış. Dergi, metne eklediği sunuşta Altınoğlu’nun Stalin savunusunu olumlu değerlendiriyor.
  • Evrensel, “Türkiye’den neden Sovyetolog çıkmadı -2” başlıklı yazıda Bland’ı, Sovyetler Birliği üzerine “çok detaylı ve değerli çalışmalar” üreten araştırmacılar arasında sayıyor. Gazetede yayımlanan Alfonso Casal söyleşisinde ise Bland, “Hoca’dan önce Hocacı” diye anılan öncü bir “anti-revizyonist” olarak tanıtılıyor.
  • Teori ve Eylem, 28 Mart 2023’te Stalin’in bir başka ateşli savunucusu Grover Furr’un “Sovyetler Birliği Eylül 1939’da Polonya’yı işgal etti mi? Hayır!” başlıklı yazısını yayımlamış. Furr, bu yazıda Bland’ın 1939 Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı üzerine incelemesini “mükemmel bir anlatım” olarak nitelendiriyor. Alfonso Casal’ın Bland’ı olumlu biçimde andığı söyleşi de dergide “ABD, emperyalizm ve ABD’li komünistler” başlığıyla yayımlanmış.
  • Gazete Patika'da yayımlanan Kerem Yıldırım imzalı “Sovyetler Birliği’nde sosyalizm ne zaman yenildi?” başlıklı yazıda Bland’ın kapitalizmin restorasyonu kitabına çok sayıda atıf yapılıyor. Bununla birlikte, yazı Stalin’e eleştiriler de yöneltiyor; dolayısıyla burada Bland’ın bütün görüşlerinin benimsenmesinden değil, çalışmasının kaynak olarak kullanılmasından ve kısmen benimsenmesinden söz etmek gerekiyor.
  • Türkiye Direniyor, Bland’ın “1939 Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı” başlıklı metnini Türkçe olarak yayımlayarak yazılarının dolaşımına katkıda bulunuyor.

Bu yayınlara bazı kişisel çalışmalar da eklenebilir. Örneğin, Stalinist yazar Hasan Ozan İltemur, Aralık 2016 tarihli yazılarından birinde, Bland’ın Stalin’in parti yönetiminde azınlıkta kaldığı tezini bütünüyle kabul etmese de 1945 sonrası için dikkate değer buluyor. Bir diğer Stalinist yazar İbrahim Okçuoğlu ise “Sosyalizmde Meta Üretimi ve Değer Yasası (II)” başlıklı çalışmasında çok sayıda Sovyet kaynağını Bland aracılığıyla aktarıyor. Böylece Bland, kimi yazılarda tarihsel yorumları benimsenen bir otorite, kimilerinde ise alıntı ve belge sağlayan bir kaynak olarak karşımıza çıkıyor.

Çok uzun ve etkileyici olmasa da hafife alınmaması gereken bir liste.

Elbette bu listenin eksiksiz olduğunu iddia etmiyorum; gözümden kaçan yayınlar ve yazarlar olabilir. Yine de listenin, Türkiye’de Bill Bland’ın kimler tarafından önemsendiği, öne çıkarıldığı ve kaynak olarak kullanıldığı konusunda yeterince fikir verdiğini düşünüyorum.

Bill Bland’ın yazı ve kitaplarının önemli bir bölümünün İngilizce orijinallerine Marxists Internet Archive bünyesindeki Bill Bland arşivinden erişmek mümkün. Bland, “tarih” ve “teori” alanlarındaki çalışmalarının yanı sıra oyunlar yazmış, iki film yönetmiş ve bir bale eseri hazırlamış. Arşivde sanat ve edebiyat alanındaki çalışmalarına da yer veriliyor.

Bland’ın kısa biyografisi

Bill Bland
Bill Bland, 28 Nisan 1916’da İngiltere’nin kuzeyindeki Ashton-under-Lyne’da, maddi durumu iyi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Büyük Buhran sırasında babasının yönettiği matbaanın kapanmasının ardından, 15 yaşında okulu bırakıp çalışmaya başlamış. Bir optisyenin yanında yardımcı olarak çalışırken eğitimini yarı zamanlı sürdürmüş ve kendisi de optisyen olmuş. 1937’de Sovyetler Birliği’ni ziyaret etmiş; İkinci Dünya Savaşı öncesinde Yeni Zelanda’ya göç ederek daha sonra bu ülkenin Komünist Partisine katılmış. Auckland’da parti örgütünün bölge sekreterliğini üstlenmiş ve siyasi eğitim çalışmalarını yürütmüş.

1950’de Birleşik Krallık’a dönmüş, geçimini optisyenlik yaparak sağlamayı sürdürmüş ve parti üyeliğini Büyük Britanya Komünist Partisi'ne (CPGB) aktarmış. Partinin 1951’de kabul ettiği, Stalin’in de onayladığı Britanya’nın Sosyalizme Giden Yolu (British Road to Socialism) programına karşı çıkmış. Sosyalizme parlamenter yoldan barışçıl geçişi öngören bu programı, savunduğu Marksizm-Leninizm anlayışıyla bağdaştıramamış.

Hruşçov’un 1956’da SBKP’nin XX. Kongresi’nde yaptığı “Gizli Konuşma” ve CPGB içinde Stalin’e yönelik eleştirilerin benimsenmesi, Bland’ın parti çizgisiyle anlaşmazlığını derinleştirmiş. Bununla birlikte, partiden hemen ayrılmamış; 1960’larda Britanya’da gelişen ve kendisini “anti-revizyonist” olarak tanımlayan örgütlenmelere katılırken bir süre daha CPGB üyeliğini sürdürmüş.

Bland, 1967’de kurulan Britanya Marksist-Leninist Örgütü'nün (MLOB) başkanlığını üstlenmiş. Kültür Devrimi’nin ardından Çin devrimini ve Mao’nun görüşlerini incelemeye girişmiş; Mao’nun siyasi ve teorik çizgisinin “revizyonist” olduğu sonucuna varmış. Bu değerlendirme, Mao’ya bağlılıklarını sürdüren örgüt üyeleriyle arasındaki anlaşmazlıkları derinleştirmiş.

Ancak Bland’ın Mao’ya karşı çıkması, o sırada Çin’le ittifak hâlinde bulunan Arnavutluk yönetimine desteğini sona erdirmemiş. Enver Hoca’nın yönettiği Arnavutluk’u sosyalist olarak görmeyi sürdürmüş. Arnavutluk’a ilişkin bu tutum da MLOB içindeki ayrışmanın nedenlerinden biri olmuş. Örgütün 1970’lerin ortasında bölünmesinin ardından Bland, Komünist Liga adlı bir örgütün kuruluşuna öncülük etmiş.

Bland, Mao’nun çizgisini reddederken Stalin’i ve Enver Hoca’yı savunmayı sürdürmüş; yaşamının sonuna kadar Enver Hoca taraftarı olarak kalmış.

Devam edecek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder