Çağdaş Stalinist “tarihçiler”:
Bill Bland (1)
Stalin’in ve
Stalinizmin yakın dönemdeki en ateşli savunucularından biri olan Bill Bland
(1916–2001), Türkiye’de de özellikle Enver Hoca’nın siyasi çizgisini tamamen
veya kısmen benimseyen Stalinist çevrelerde önemsenen ve öne çıkarılan bir
isim. 2000’li yıllardan itibaren eserlerinin bir bölümü Türkçeye çevrilmiş;
çalışmaları övgüyle tanıtılmış ve tarihsel yorumları çeşitli yayınlarda kaynak
gösterilmiş.
Bu yazıyı kaleme
almaya girişmeden önce kendi kendime, “Türkiye’de Bill Bland’ı tam olarak
kimler, hangi siyasi çevreler öne çıkarıyor?” diye sordum. Kitaplarını
yayımlayanları, çalışmalarını övgüyle tanıtanları ve görüşlerine başvuranları
araştırdığımda, karşıma şöyle bir liste çıktı:
- Ceylan Yayınları, Sovyetler Birliği’nde
Kapitalizmin Restorasyonu adlı kitabını Tamer Balcı’nın çevirisiyle
2005’te yayımlamış. Kitabın tanıtımında
Bland’ın çalışması, “mutlaka incelenmesi gereken belgeler yığını” olarak
sunuluyor.
- Su Yayınevi, Garbis Altınoğlu’nun derleyip çevirdiği Jozef
Stalin: Söylence ve Gerçek kitabını 2009’da yayımlamış. Altınoğlu,
kitaba yazdığı ve çevrimiçi olarak da okunabilen girişte Bland’ın araştırmalarını güçlü biçimde
övüyor ve onun Stalin’in mutlak otorite sahibi bir yönetici olmadığı
yönündeki yorumunu benimsiyor.
- Teori ve Politika, Altınoğlu’nun bu girişini 26 Aralık
2023’te “Marksizmin Gerçekliği ve Stalin” başlığıyla yeniden yayımlamış. Dergi, metne
eklediği sunuşta Altınoğlu’nun Stalin savunusunu olumlu değerlendiriyor.
- Evrensel, “Türkiye’den neden Sovyetolog çıkmadı -2” başlıklı yazıda Bland’ı, Sovyetler
Birliği üzerine “çok detaylı ve değerli çalışmalar” üreten araştırmacılar
arasında sayıyor. Gazetede yayımlanan Alfonso Casal söyleşisinde ise Bland, “Hoca’dan önce Hocacı” diye anılan öncü
bir “anti-revizyonist” olarak tanıtılıyor.
- Teori ve Eylem, 28 Mart 2023’te Stalin’in bir başka
ateşli savunucusu Grover Furr’un “Sovyetler Birliği Eylül 1939’da Polonya’yı işgal etti mi? Hayır!” başlıklı
yazısını yayımlamış. Furr, bu yazıda Bland’ın 1939 Alman-Sovyet
Saldırmazlık Paktı üzerine incelemesini “mükemmel bir anlatım” olarak
nitelendiriyor. Alfonso Casal’ın Bland’ı olumlu biçimde andığı söyleşi de
dergide “ABD, emperyalizm ve ABD’li komünistler” başlığıyla yayımlanmış.
- Gazete Patika'da yayımlanan Kerem Yıldırım imzalı “Sovyetler Birliği’nde sosyalizm ne zaman yenildi?” başlıklı yazıda Bland’ın
kapitalizmin restorasyonu kitabına çok sayıda atıf yapılıyor. Bununla
birlikte, yazı Stalin’e eleştiriler de yöneltiyor; dolayısıyla burada
Bland’ın bütün görüşlerinin benimsenmesinden değil, çalışmasının kaynak
olarak kullanılmasından ve kısmen benimsenmesinden söz etmek gerekiyor.
- Türkiye Direniyor, Bland’ın “1939 Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı” başlıklı metnini Türkçe olarak yayımlayarak yazılarının dolaşımına katkıda bulunuyor.
Bu yayınlara bazı
kişisel çalışmalar da eklenebilir. Örneğin, Stalinist yazar Hasan Ozan İltemur,
Aralık 2016 tarihli yazılarından birinde, Bland’ın Stalin’in parti yönetiminde azınlıkta
kaldığı tezini bütünüyle kabul etmese de 1945 sonrası için dikkate değer
buluyor. Bir diğer Stalinist yazar İbrahim Okçuoğlu ise “Sosyalizmde Meta Üretimi ve Değer Yasası (II)” başlıklı çalışmasında çok sayıda Sovyet
kaynağını Bland aracılığıyla aktarıyor. Böylece Bland, kimi yazılarda tarihsel
yorumları benimsenen bir otorite, kimilerinde ise alıntı ve belge sağlayan bir
kaynak olarak karşımıza çıkıyor.
Çok uzun ve
etkileyici olmasa da hafife alınmaması gereken bir liste.
Elbette bu
listenin eksiksiz olduğunu iddia etmiyorum; gözümden kaçan yayınlar ve yazarlar
olabilir. Yine de listenin, Türkiye’de Bill Bland’ın kimler tarafından
önemsendiği, öne çıkarıldığı ve kaynak olarak kullanıldığı konusunda yeterince
fikir verdiğini düşünüyorum.
Bill Bland’ın
yazı ve kitaplarının önemli bir bölümünün İngilizce orijinallerine Marxists
Internet Archive bünyesindeki Bill Bland arşivinden
erişmek mümkün. Bland, “tarih” ve “teori” alanlarındaki çalışmalarının yanı
sıra oyunlar yazmış, iki film yönetmiş ve bir bale eseri hazırlamış. Arşivde
sanat ve edebiyat alanındaki çalışmalarına da yer veriliyor.
Bland’ın kısa
biyografisi
| Bill Bland |
1950’de Birleşik
Krallık’a dönmüş, geçimini optisyenlik yaparak sağlamayı sürdürmüş ve parti
üyeliğini Büyük Britanya Komünist Partisi'ne (CPGB) aktarmış. Partinin 1951’de
kabul ettiği, Stalin’in de onayladığı Britanya’nın Sosyalizme Giden Yolu
(British Road to Socialism) programına karşı çıkmış. Sosyalizme parlamenter
yoldan barışçıl geçişi öngören bu programı, savunduğu Marksizm-Leninizm
anlayışıyla bağdaştıramamış.
Hruşçov’un
1956’da SBKP’nin XX. Kongresi’nde yaptığı “Gizli Konuşma” ve CPGB içinde
Stalin’e yönelik eleştirilerin benimsenmesi, Bland’ın parti çizgisiyle
anlaşmazlığını derinleştirmiş. Bununla birlikte, partiden hemen ayrılmamış;
1960’larda Britanya’da gelişen ve kendisini “anti-revizyonist” olarak
tanımlayan örgütlenmelere katılırken bir süre daha CPGB üyeliğini sürdürmüş.
Bland, 1967’de
kurulan Britanya Marksist-Leninist Örgütü'nün (MLOB) başkanlığını üstlenmiş.
Kültür Devrimi’nin ardından Çin devrimini ve Mao’nun görüşlerini incelemeye
girişmiş; Mao’nun siyasi ve teorik çizgisinin “revizyonist” olduğu sonucuna
varmış. Bu değerlendirme, Mao’ya bağlılıklarını sürdüren örgüt üyeleriyle
arasındaki anlaşmazlıkları derinleştirmiş.
Ancak Bland’ın
Mao’ya karşı çıkması, o sırada Çin’le ittifak hâlinde bulunan Arnavutluk
yönetimine desteğini sona erdirmemiş. Enver Hoca’nın yönettiği Arnavutluk’u
sosyalist olarak görmeyi sürdürmüş. Arnavutluk’a ilişkin bu tutum da MLOB
içindeki ayrışmanın nedenlerinden biri olmuş. Örgütün 1970’lerin ortasında
bölünmesinin ardından Bland, Komünist Liga adlı bir örgütün kuruluşuna öncülük etmiş.
Bland, Mao’nun
çizgisini reddederken Stalin’i ve Enver Hoca’yı savunmayı sürdürmüş; yaşamının
sonuna kadar Enver Hoca taraftarı olarak kalmış.
Devam edecek
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder