Feliks Çuyev soruyor: Stalin ve din (ve Yordam Kitap’ın bilinçli eksiltmeleri)
16 Aralık 2025’te yayımlanan Stalin’in mozoleden çıkarılışı başlıklı yazımızda Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin (SBKP) 22. Kongresi’nde Stalin’in mumyalanmış cesedinin mozoleden çıkarılmasına ilişkin kararın alınışının ve bu kararın uygulanışının, dinî ve batıl inançlarla iç içe geçmiş çelişkili ve ülkemizde pek bilinmeyen doğasına dikkat çekmeye çalışmıştık.
Bu yazıda ise, Sovyetler Birliği’nde iktidarı elinde tutan ayrıcalıklı bürokratik kastın din ve batıl inançlarla kurduğu -SBKP’nin resmî ateist çizgisi göz önünde bulundurulduğunda “şizofrenik” denebilecek- ilişkinin, 1960’lı yıllara özgü bir sapma olmadığını; aksine çok daha erken bir tarihte, Stalin döneminin bizzat merkezinde şekillenmiş olduğunu göstermeyi amaçlıyoruz.
Bu konudaki kaynağımız, Feliks Çuyev’in (1941-1999) Türkçeye Molotov Anlatıyor başlığıyla çevrilen ve Yordam Kitap tarafından yayımlanan ünlü nehir söyleşi kitabı olacak.Molotov Anlatıyor, Sovyetler Birliği’nde Stalinist rejimin tarihinin en kıdemli ve en ketum aktörlerinden biri olan Vyaçeslav Molotov’u konuşturması bakımından hem son derece sorunlu hem de bir o kadar öğretici bir metindir.
Söyleşiyi yapan Feliks Çuyev ise, yer yer gerçek anlamda gazetecilik becerileri sergilemiş olsa da, tarafsız bir anlatıcı ya da bir “kolaylaştırıcı” değildi elbette. Aksine Çuyev, kendisini açıkça Stalinist gelenek içinde konumlandıran, Stalin’e sempatiyle yaklaşan ve söyleşiyi de bu çerçevede yönlendiren bir figürdü. [*]
Bu nedenle Molotov Anlatıyor’un değerinin, Molotov’un söylediklerinin yanı sıra -ve belki onlardan daha çok- nasıl konuştuğunda, hangi noktalarda duraksadığında, neyi yumuşatmaya ya da gizlemeye çalıştığında ve hangi ayrıntıları istemeden açığa vurduğunda yattığını düşünüyorum. Çuyev’in “destalinizasyon” karşıtı konumu, metni Molotov’la birlikte Stalinizmi “aklama” yönünde çekmeye çalışırken, tam da bu çabanın içinden sızan çelişkiler metni tarihsel olarak ilginç kılmaktadır.
Kitabın Molotov Remembers başlığını taşıyan İngilizce çevirisinde yer alan aşağıdaki dikkat çekici pasaj, Stalin’in savaş yıllarında dinle kurduğu pragmatik ve son derece rahatsız edici ilişkiyi bütün çıplaklığıyla gözler önüne seren nadir ve önemli bir örnektir:
[Çuyev:] Our generals have told me that before a battle Stalin’s usual parting words were, “May God grant us victory!” or “May the Lord help us!” Moreover, the writer Vladimir Soloukhov, who served in the Kremlin during the war, said, “Josif Vissarionovich [Stalin] once appeared on the Church porch. At his left was the Patriarch Alexei, at the right…” “Surely, Molotov?” I asked. “The Metropolitan Krutitsky and Kolomensky,” Soloukhov replied without batting an eye. Why are you laughing? Stalin respected priests. It was the influence of his seminary education….
[Molotov:] Well, Soloukhov is exaggerating. True, we sometimes sang church songs, after dinner. Sometimes even White Guard songs. Stalin had a pleasing voice…. [**]
Yordam Kitap’ın Türkçe çevirisi ise şöyle:
[Çuyev:] Bazı büyük askeri şefler her çarpışmadan önce Stalin’in “Tanrım bize yardım et!” diyerek onlara cesaret verdiğini söylediler. Savaş sırasında Kremlin’de askeriliğini yapmış olan yazar Vladimir Solouhin bana şunu anlattı: “Peronda beliren Yosif Vissariyonoviç’i gördüm. Solunda patrik Aleksis; sağında Krutitskiy metropoliti. Stalin papazlara hürmet ederdi. Papaz okulu yılları boşa gitmemişti.”
[Molotov:] Orada abartıyor, dedi Molotov. Yemekten sonra kilise şarkıları söylediğimiz olurdu. Stalin’in sesi güzeldi. [***]
| Feliks Çuyev |
Ancak Yordam Kitap tarafından yayımlanan Türkçe çeviride aynı pasaj, belirgin biçimde kısaltılmış, yumuşatılmış ve adeta “ütülenmiştir”. Üstelik bu durum, basit bir çeviri kazasıyla açıklanamayacak bir iç tutarlılığa sahiptir.
Bu eksiltmenin basit bir dikkatsizlik ürünü olduğunu düşünmüyorum, çünkü Türkçe çeviride:
- Stalin’in muharebelerden önce Tanrı’ya atıfta bulunan sözleri sadeleştirilmiş,
- Çuyev’in Molotov’u sıkıştıran “Emin misin?” ve “Neye gülüyorsun?” gibi soruları tamamen çıkarılmış,
- Solouhin’in anlatımındaki ironik vurgular silikleştirilmiş,
- Molotov’un “Bazen Beyaz Ordu şarkıları bile söylerdik” ifadesi de silinmiştir.
İngilizce çeviride bu pasaj, Stalin’i Stalinistlerin inandığı o “kararlı, ne yaptığını çok iyi bilen, çelik disiplinli ve ideolojik olarak tutarlı lider” imgesini sarsan niteliktedir. Ortaya çıkan figür:
- dine gerektiğinde başvuran,
- dinî sembolleri araçsallaştıran (bu araçsallaştırmanın en erken ve en çarpıcı örneklerinden biri, Lenin’in cesedinin mumyalanarak Kızıl Meydan’daki mozoleye yerleştirilmesidir),
- ideolojik ayrım çizgilerini pratik gerekçelerle bulanıklaştıran,
- hatta yer yer doğrudan tuhaflaşan
bir Stalin’dir.
Türkçe çeviri ise bu tuhaflığı bastırmaktadır. Stalin, Türkçe çeviride ayrıcalıklı bürokratik kastın çıkarları doğrultusunda dine pragmatik biçimde yaklaşan bir siyasetçi olmaktan çıkar; “papazlara hürmet eden” terbiyeli bir devlet adamına dönüşür. Politik bir mesele, ahlaki bir özelliğe -hem de Stalin’in neredeyse hiçbir zaman nasibini almadığı bir ahlaki özelliğe- indirgenir.
Orijinal metinde Çuyev pasif bir anlatıcı değildir. Aksine, Stalinist bir pozisyondan konuşmasına rağmen -yukarıda da belirttiğimiz gibi- gazetecilik reflekslerini tümden bir kenara bırakmaz; Molotov’u konuşturmak için araya girer, onu zorlar, kaçamak cevaplarını görünür kılar. Bu pasajın Türkçe çevirisinde ise bu rol neredeyse tamamen silinmiştir. Türkiyeli okur, metnin ve dolayısıyla Stalin’in ve inşa ettiği rejimin problemli doğasının Türkiye'de pek de bilinmeyen bir yönüyle yüzleşmekten bilinçli bir biçimde uzak tutulmaktadır.
[*] Feliks Çuyev, 1960’lı yıllarda Stalin’i öven çok sayıda şiir kaleme almıştı. Bu şiirler Sovyetler Birliği’nde edebiyat çevrelerinde biliniyor, özellikle Stalinistler arasında elyazması hâlinde dolaşıma giriyordu. Bu bilgiye ve Çuyev’in Stalin’i yücelten şiirlerinden iki örneğe, Roy Medvedev’in Sovyetler Birliği’nde samizdat biçiminde yayımlanan Political Diary adlı yeraltı dergisinden derlenen metinleri içeren şu çalışmada yer verilmektedir: An End to Silence: Uncensored Opinion in the Soviet Union (From Roy Medvedev’s Underground Magazine Political Diary), yay. haz. Stephen F. Cohen, çev. George Saunders, W. W. Norton & Company, New York, 1982, s. 174.
[**] Felix Chuev, Molotov Remembers: Inside Kremlin Politics, yay. haz. Albert Resis, Ivan R. Dee, Chicago, 1993, s. 216.
[***] Feliks Çuyev, Molotov Anlatıyor, çev.: Ayşe Hacıhasanoğlu - Suna Kabasakal, Yordam Kitap, İkinci Basım, Mart 2010, s.290.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder