15 Şubat 2026

“Bir önemi yok!”

Aşağıdaki pasaj, Sovyet gazeteci ve yazar Feliks Çuyev’in Molotov’la yaptığı uzun söyleşilerden oluşan ve İngilizcede Molotov Remembers [*] adıyla yayımlanan kitaptan alınmıştır. (Kitabın Türkçe çevirisi Molotov Anlatıyor başlığı ile Yordam Kitap tarafından yayımlandı. [**]) Metinde ele alınan konu, Nikita Hruşçov’un anılarında yer verdiği ve aynı zamanda 1964 Şubat’ında SBKP Merkez Komitesi’nin Şubat Plenumu’nda Mihail Suslov tarafından sunulan raporda da değinilen bir olaya ilişkindir.

Hruşçov, Nikolay Yejov’un “halk düşmanlarının” eşlerinden bazılarının Moskova’dan sürgün edilmesini önerdiği bir nottan söz eder. Bu notun üzerinde Molotov’un, isimlerden birinin yanına kendi el yazısıyla “Kurşuna dizilsin” ibaresini düştüğünü belirtir. Suslov’un raporunda ayrıca, Molotov’un önde gelen bir parti yöneticisinin eşine verilmiş on yıllık hapis cezasını ölüm cezasına çevirdiği de ifade edilir.

Molotov, aradan onlarca yıl geçtikten sonra, kendi ifadesiyle “askerî” nitelikte olduğunu söylediği bu kararını aşağıdaki şekilde açıklamaktadır:

Hruşçov’un sizin hakkınızda ne söylediğini biliyor musunuz? diye sordu Şota İvanoviç. “1937 yılından bir kadını anımsadığını söylüyor. Molotov’a bir hükümlüler listesi rapor edilmişti: On yıl hapis cezasına çarptırılmış kadınlar. O da kâğıtta basılı olan hükmün üzerini çizdi ve ‘Kurşuna dizilsin’ diye yazdı.”

Bu alıntı Suslov’un Çin meselesine ilişkin raporunda da var - sanırım 1961 tarihli. [***] Ama siz doğru aktarmıyorsunuz. O, bir olayda, bir kadının adının yanına, davasındaki kararın bir askerî mahkeme tarafından verilmesi gerektiğini kendi el yazımla yazdığımı söyledi. Şunu da eklemeliyim ki gerçekten böyle bir olay oldu. Bu listeye erişme ve üzerinde değişiklik yapma yetkim vardı. Ben de yaptım.

Kadına yöneltilen suçlama neydi? Kimdi o?

Bunun bir önemi yok.

Baskı uygulamaları neden eş ve çocukları da kapsayacak biçimde genişletildi?

Ne demek neden? Bir şekilde tecrit edilmeleri gerekiyordu. Aksi takdirde her türlü şikâyetin aktarıldığı kanallar hâline gelirlerdi. Ve bu durum belli bir ölçüde demoralizasyona yol açardı. Bu bir gerçektir, kesinlikle. O dönemde bu açıkça görülüyordu. (s. 309-310 - Molotov Remembers’tan Türkçeye ben çevirdim. [****])

“Suçlama neydi? Kimdi o?” sorusuna, Molotov onca yıl sonra “Bunun bir önemi yok” diye cevap veriyor. 

“Bir önemi yok!”

Büyük Terör sırasında Molotov, Stalin, Voroşilov, Kaganoviç ve Jdanov'un imzasını taşıyan bir infaz listesi (1937)
Molotov’un bu cevabı, Sovyetler Birliği’nde 1920’li yılların ortalarında başlayan bürokratik karşı devrimin etik ve siyasî çürüyüşünün özlü bir ifadesidir. “Eş ve çocukların cezalandırılması” pratiği, kolektif sorumluluk ilkesinin fiilî olarak kolektif cezalandırmaya dönüştürülmesiydi ve ayrıcalıklı bürokratik kastın iktidarını güvence altına alma amacına hizmet ediyordu. Burada bireysel suç, somut delil ya da hukuki sorumluluk değil; bürokratik kast açısından potansiyel “tehlike” ve olası “demoralizasyon” belirleyici ölçüt hâline gelmiştir. Molotov’un onlarca yıl sonra dahi en küçük bir tereddüt göstermeden bu yaklaşımı savunabilmesi, yalnızca kişisel bir katılığı değil, Stalinist rejimin mantığını da yansıtmaktadır.

[*] Felix Chuev, Molotov Remembers: Inside Kremlin Politics, yay. haz. Albert Resis, Ivan R. Dee, Chicago, 1993.

[**] Feliks Çuyev, Molotov Anlatıyor, çev.: Ayşe Hacıhasanoğlu - Suna Kabasakal, Yordam Kitap, İkinci Basım, Mart 2010.

[***] Molotov raporun tarihini yanlış hatırlıyor. Yukarıda da belirtildiği gibi rapor 1964 tarihli.

[****] Yordam Kitap’ın yayımladığı Türkçe çeviride (yayınevi kitabın Fransızcadan çevrildiğini ve Rusça orijinaliyle karşılaştırılarak kontrol edildiğini belirtiyor) bu pasaj şu şekilde yer alıyor:

- Hruşçov’un sizin hakkınızda ne dediğini biliyor musunuz? diyor Şota İvanoviç. Bir kadına anlatmış. 1937 yılı. Bir liste getirmişler: On yıla mahkûm kadınlar listesi. Molotov üstünü çizmiş. “Kurşuna dizin” yazmış.

- Suslov’un Çin sorunuyla ilgili bir raporunda var bu, galiba 1961’de. Yalnız siz doğru aktarmadınız. O, bir kadın soyadıyla ilgili olarak askeri bir kararın benim tarafından yazılmış olduğunu söyledi. Buna şunu eklemek zorundayım: Böyle bir olay oldu. Karar üzerine bu listeyi aldım ve düzelttim. Üzerinde düzeltme yaptım.

- Kimdi o kadın?

- Bunun önemi yok.

- Tasfiyeler neden kadınları ve çocukları da kapsadı?

- Ne demek, neden? Bir ölçüde izole edilmeleri gerekiyordu. Her türlü şikâyette bulunabilirlerdi… (s. 445-446)

İngilizce çeviri ile karşılaştırıldığında söz konusu pasajın Türkçe çevirisinde anlamı etkileyen bazı önemli eksiklik ve kaymalar olduğu görülmektedir.

Öncelikle, İngilizce metindeki “He recalled some woman from 1937” ifadesi, Türkçe baskıda “Bir kadına anlatmış” biçiminde aktarılmıştır. Bu çeviri, özne-nesne ilişkisini değiştirerek anlamı ciddi biçimde saptırmaktadır. Metinde Hruşçov’un 1937’den bir kadını anımsaması söz konusuyken, Türkçe çeviri sanki bir kadına bir şey anlatılmış izlenimi yaratmaktadır.

İkinci olarak, İngilizce metinde Molotov’un bir kadının davasına ilişkin kararın askerî mahkeme tarafından verilmesi gerektiğini kendi el yazısıyla not düştüğü açıkça belirtilmektedir (“must be handed down by a military tribunal”). Türkçe çeviride ise bu ifade muğlaklaştırılmış, askerî mahkeme vurgusu belirginliğini yitirmiştir.

Daha da önemlisi, İngilizce pasajın sonunda yer alan ve Molotov’un “demoralizasyon” gerekçesini açık bir kesinlikle savunduğunu gösteren üç cümle (“And a certain amount of demoralization. That’s a fact, definitely. That was evident at the time.”) Türkçe baskıda yer almamaktadır. Bu eksiklik, metnin tonunu ve Molotov’un zihniyetini değerlendirme bakımından belirleyici önemdedir. Çünkü bu cümleler, kolektif cezalandırma pratiğinin yalnızca idari bir zorunluluk değil, bilinçli ve savunulan bir siyasal tercih olarak görüldüğünü ortaya koymaktadır.

Ayrıca “conduits of all kinds of complaints” ifadesi, Türkçe çeviride “şikâyette bulunabilirlerdi” şeklinde daraltılmıştır. Oysa İngilizce metin, eş ve çocukların şikâyetlerin taşıyıcısı, iletim kanalı ya da yayılma hattı olabilecekleri yönündeki daha yapısal bir kaygıyı ifade etmektedir.

Kısacası, burada yalnızca üslup farklılıklarından söz etmiyoruz. Metnin tarihsel ve siyasal anlamını etkileyen müdahaleler de söz konusudur. Bu tür eksiltmeler ve anlam kaymaları, Molotov’un savunma çizgisinin sertliğini ve kolektif cezalandırmayı bilinçli biçimde meşrulaştıran zihniyeti olduğundan daha yumuşak gösterme riskini taşımaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder