18 Mayıs 2026

Sovyetler Birliği’nde Stalinizm ve alkolizm (2)

Bürokratik volontarizm ve kampanyada ilk çatlaklar

Yegor Ligaçov ve Mihail Gorbaçov
Çernyayev’in 18 Mayıs 1985 tarihinde günlüğüne düştüğü not, alkol karşıtı kampanyanın başlatılışına ilişkin önemli bilgiler içerir:

Dün yazmayı unutmuşum: Ligaçov, Merkez Komite aygıtındaki bütün bölüm başkan yardımcılarını topladı. Alkolizm ve sarhoşlukla ilgili karar ve kararnamelerin ertesi gün yayımlanacağını bize bildirdi. Anlaşılan yakında Rusya’da içkiyle mücadelenin 400. yıldönümünü kutlayacağız: Boris Godunov’la başlamıştı!

Çok sert konuştu. On iki yıl önce bir girişimde bulunduklarını, ama aynı zamanda votka üretimini artırma kararı aldıklarını ve her türlü rezalet karşısında görmezden gelme tutumu sergilediklerini söyledi. “Artık böyle olmayacak! Olmayacak! Zaman değişti...” -burada durakladı- “her bakımdan olduğu gibi...”

“Bu işe” bulaştığı görülenleri, geçmiş hizmetlerine ya da konumlarına bakmaksızın yirmi dört saat içinde görevden alacaklardı. Yanımda Şapoşnikov oturuyordu; büyük ihtimalle dünkü ya da önceki geceki içki âleminin etkisiyle hâlâ epey dağılmış hâldeydi.

Ligaçov bazı istatistikler verdi: Her yıl 107 bin komünist ayıltma merkezlerine düşüyordu; Genç Komünistler Birliği üyelerinde bu sayı 370 bindi. 1950’den bu yana alkol tüketimi dört katına çıkmıştı. Suçların üçte ikisi alkollü kişiler tarafından işleniyordu. Suç oranındaki artış, alkol tüketimindeki artışla doğrudan orantılıydı. Erkeklerin ortalama yaşam süresi düşmüştü. Gelecek kuşaklar tehlike altındaydı. Alkolizmin artışının temel nedeni, alkollü içki üretiminin artmasıydı; yoksa kapitalizmin “kalıntıları” değil.

Dün karar ve kararnameler yayımlandı. Açık sözlülükleri insanı çarpıyor; “reel sosyalizmin imajı” konusunda hiçbir korku taşımıyorlar. Bununla birlikte alınan önlemler çok sert değil: çoğu para cezasından ibaret. Ama içki düşkünlerinden ne alınabilir ki? (Anatoly S. Chernyaev, Diary of Anatoly Chernyaev (1985), çev. Anna Melyakova, ed. Svetlana Savranskaya, s. 53-54)

“Üstesinden geleceğiz!” 1985 tarihli alkol karşıtı kampanya kapsamında hazırlanmış bir Sovyet propaganda posteri. Posterde “sarhoşluk”, işçi sınıfı tarafından ezilmesi gereken zehirli bir yılan olarak resmediliyor.
Ligaçov, Merkez Komite aygıtındaki bütün bölüm başkan yardımcılarına yaptığı konuşmada 1973’teki bir önceki kampanyanın başarısızlığını, “on iki yıl önce bir girişimde bulunduk ama aynı zamanda votka üretimini artırma kararı aldık” diyerek açıklıyor. Bu, Sovyet bürokrasisinin alkolizmle mücadelede daha önce kendi içinde çelişkili, hatta ikiyüzlü bir politika izlediğinin dolaylı bir kabulüydü. Bu hatalı uygulamadan gerekli dersin çıkarıldığını düşünen Ligaçov, “Artık böyle olmayacak!” diyordu. Çünkü bu kez, on iki yıl öncesinden farklı olarak, bir yandan alkolizme hayır derken diğer yandan alkol üretimi artırılmayacak; özellikle bürokratik kastın tepesinde yer alıp da “bu işe bulaşanlar” derhal ve kimsenin gözünün yaşına bakılmadan cezalandırılacaktı. 

Ne var ki Ligaçov ve SBKP üst yönetimi, alkol üretimi ve satışını radikal biçimde azaltmanın yol açacağı ağır mali-ekonomik şoku öngöremiyordu. Bir önceki bölümde Çernyayev’in günlüğünden aktardığımız 4 Nisan 1985 tarihli Politbüro toplantısında yapılan tartışmaların özeti, konsolide bütçe gelirlerinde bir düşüş olacağının genel olarak farkında olduklarını gösteriyor. Ancak bürokratik at gözlükleri nedeniyle bu düşüşün bir mali-ekonomik şoka dönüşeceğini, beraberinde getireceği çok sayıdaki yan etkiyi ve bunların bir arada ortaya çıkaracağı toplumsal-ekonomik zincirleme sonuçları bütün boyutlarıyla öngöremiyorlardı. Bunu yapmaları da eşyanın tabiatı gereği, mümkün değildi.

Öte yandan Ligaçov’un konuşması önemli bir itiraf da içeriyordu: Alkolizmin artışının temel nedeninin “kapitalizmin kalıntıları” değil, alkollü içki üretiminin artırılması olduğunu söylüyordu. Bu, Stalinist rejimin ideolojik kalıpları açısından dikkat çekici bir saptamaydı. Çünkü sorun dışsal ya da geçmişten kalma bir “burjuva mirası” olarak tanımlanmıyor, doğrudan Stalinist rejimin kendi tercihleriyle bağlantılı olduğu kabul ediliyordu. Ancak bu saptama doğru yönde küçük bir adım olsa da, Ligaçov ve elbette parti üst yönetimi bu tercihin altında yatan belirleyici ve köklü etkenleri ele almadığı için bunun devamını getiremiyor ve görüngülere takılıp kalmayı sürdürüyordu.

Ligaçov’un mantığı, bürokratik volontarizmin klasik bir örneğiydi: Devletin ve ekonominin yapısında kök salmış toplumsal çelişkilerin, onların altında yatan sınıf ilişkilerine dokunmadan, idari kararlar ve emirlerle çözülebileceği yanılsamasına dayanıyordu.

Nihayet Çernyayev, 18 Mayıs 1985’te günlüğüne düştüğü notların son satırlarında kampanyaya ilişkin kendi kuşkusunu dile getirir. Elbette bu kuşkuyu toplantıda söz alarak ifade etmez; kendine saklar. Bir Stalinist aparatçik olarak onun eleştirisi de son derece yüzeyseldir: kampanya ağırlıklı olarak para cezalarına dayanmaktadır ve bu yöntem içki düşkünleri üzerinde pek etkili olmayacaktır.

Çernyayev’in günlüğünden, haziran ayının ortasına gelindiğinde kampanyanın yol açacağı mali-ekonomik tsunaminin ilk dalgalarının kendisini göstermeye başladığını öğreniyoruz. Çernyayev, 14 Haziran 1985’te yapılan Merkez Komite Sekretaryası toplantısına katılır ve bu toplantıyla ilgili ertesi gün kaleme aldığı notlarında şu ifadeye yer verir:

Özellikle ticaret alanında bir dönüş yapmak zorundayız; çünkü votka ve şarap raflardan çekiliyor ve mali planın tutturulamaması tehlikesi baş gösteriyor. (a.g.e., s. 60)

Çernyayev 22 Kasım 1985’te katıldığı bir diğer Merkez Komite Sekretaryası toplantısıyla ilgili olarak da günlüğüne şunları yazar:

Gürcistan, Azerbaycan ve Moldova’dan, şarap üretimindeki azalma nedeniyle bütçelerinde oluşan yüz milyonları bulan açıkları kapatma planlarına ilişkin raporlar sunuldu. Ligaçov bana “iyi bir işçi”yle yaptığı bir konuşmayı anlattı. İşçi ona, votka için kilometrelerce uzayan kuyruklar vesilesiyle şöyle demiş: “İnsanları çalıştırmaya gelince - elbette, sonuna kadar! Ama emekçi insana bir kadeh içme imkânı vermeye gelince - işte böyle!” Burada, halkın eline hiçbir şey geçmediğini göstermek için bir el hareketi yapmış. “Bu bir sorun!” diyerek sözlerini bağladı Yegor Kuzmiç. (a.g.e., s. 87)

Bu satırlar, kampanyanın daha 1985 yılı bitmeden iki ayrı düzlemde sıkışmaya başladığını gösteriyordu. Bir yanda Gürcistan, Azerbaycan ve Moldova gibi şarap üretiminin önemli olduğu cumhuriyetlerde büyük bütçe açıkları oluşuyor; diğer yanda votka kuyrukları, işçi sınıfının gündelik hayatında yeni bir hoşnutsuzluk kaynağı hâline geliyordu. Ligaçov’un aktardığı “iyi işçi”nin sözleri, bu hoşnutsuzluğu yalın ve çarpıcı biçimde özetliyordu: Bürokrasi işçilerden ve diğer emekçi kesimlerden üretim disiplinine mutlak biçimde uymalarını istiyor; fakat onların gündelik hayatındaki gerilimleri, bıkkınlığı ve yabancılaşmayı yaratan koşulları ortadan kaldırmadan, içki tüketimini yukarıdan, işçi sınıfına hiçbir söz hakkı tanımayan bürokratik-idari emirlerle bastırmaya çalışıyordu.

Devam edecek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder