27 Şubat 2026

Molotov Anlatıyor: 1945’te Türkiye’den toprak ve boğazlarda üs talebi

Birinci ve genişletilmiş ikinci baskının karşılaştırması

Çuyev ve Molotov (1981)
Sovyet gazeteci ve yazar Feliks Çuyev’in Molotov’la yaptığı söyleşilerden oluşan “nehir kitabın” Türkçe çevirisi, Ağustos 2007’de Yordam Kitap tarafından Molotov Anlatıyor başlığıyla yayımlandı. [*] Çevirmen Suna Kabasakal, kitabı Rusça aslından değil, Fransızca çevirisinden Türkçeye aktarmıştı.

Yordam Kitap, Mart 2010’da kitabın genişletilmiş ikinci baskısını yayımladı. Tarihçi Candan Badem’in, Rusça metnin Çuyev tarafından genişletilmiş bir versiyonunun bulunduğunu yayınevine bildirmesi üzerine, yayınevi metni aynı şekilde yeniden basmak yerine genişletilmiş bir ikinci basım hazırlamayı tercih etmiş. Genişletilmiş baskıya eklenen kısa açıklayıcı notta şu ifadelere yer veriliyor:

Yazar Feliks Çuyev, kitabın ilk basımına almadığı/alamadığı pek çok ayrıntıyı ikinci basıma yerleştirmiş, buna karşılık Rus okurların bildiğini varsaydığı bazı bilgileri ise kitaptan çıkarmış.

Eserin Türkçe ikinci basımını hazırlarken, yazarın Rusça ikinci basımda çıkardığı bilgileri, Türkiyeli okurlar için yararlı olduğu düşüncesiyle büyük ölçüde koruduk. Yaptığı eklemeleri ise Türkçe basıma aktardık. Böylece kitabın hacminde 230 sayfa kadar bir genişleme oldu. (Feliks Çuyev, Molotov Anlatıyor: Stalin’in sağkolu ile yapılan 140 görüşme, çev. Ayşe Hacıhasanoğlu ve Suna Kabasakal, Yordam Kitap, Gözden geçirilmiş ve genişletilmiş 2. basım, İstanbul, 2010, s. 11.)

Yayınevi ayrıca, daha önce yapılmış çevirinin Rusça aslıyla karşılaştırıldığını ve Çuyev tarafından Rusça ikinci basımdan çıkarılan pasajların Türkiyeli okurlar açısından anlamlı bulunarak korunduğunu da vurguluyor. Genişletilmiş baskıda çevirmenler Ayşe Hacıhasanoğlu ve Suna Kabasakal olarak belirtiliyor.

Blogumda yayımladığım Tarihi tersyüz ederken hakikate çarpmak başlıklı yazının ardından, Molotov Anlatıyor’un birinci ve genişletilmiş ikinci baskılarında Sovyetler Birliği’nin 1945 yılında Türkiye’den toprak ve boğazlarda üs talep etmesiyle ilgili bölümleri karşılaştırmanın yararlı olacağını düşündüm. Söz konusu yazıda da belirttiğim gibi, Molotov’un Türkiye’den boğazlarda üs ile Kars ve Ardahan’ın talep edildiğini açıkça dile getirdiği pasajlar, Yordam Kitap’ın ilk baskısında 104-106. sayfalarda, genişletilmiş ikinci baskısında ise 116-118. sayfalarda yer alıyor.

Birinci ve ikinci basım arasındaki temel farklar şöyle özetlenebilir:

Kayzer - Hitler - Çanakkale diyaloğu

Genişletilmiş ikinci basımda yer alan ve birinci basımda hiç bulunmayan bölüm özellikle dikkat çekici. Bu bölümde:

  • Kayzer’in hatıratına yapılan bir atıf,
  • Molotov’un Kayzer’in dile getirdiği iddiayı sert bir dille reddetmesi,
  • Ve ardından gelen açık itiraf:

Savaşın bitiminde Türklerden Çanakkale’nin kontrolüne ortak olmayı talep ettik.

Bu pasaj, Sovyet tarafının böyle bir talepte bulunduğunu açıkça kabul ediyor. “Müttefiklerimiz de desteklemedi” ifadesiyle yalnızca Türkiye’ye değil, Birleşik Krallık ve ABD’ye de gönderme yapılıyor. “Bu bizim hatamızdı” cümlesi ise net bir özeleştiri niteliği taşıyor. Bu nedenle söz konusu bölüm, birinci basıma kıyasla siyasal ağırlığı en yüksek ekleme olarak değerlendirilebilir.

1945 boğazlar meselesi - söylem farkı

Her iki basımda da yer alan “Boğazların Türkiye’yle ortaklaşa denetimi” pasajı, genişletilmiş ikinci basımda daha net bir tarihsel çerçeveye oturtuluyor. “1945’te, savaş bitince” ifadesiyle zamanlama belirginleştiriliyor; “Bu zamansız ve gerçekleştirilmesi imkânsız bir öneriydi” sözleriyle ise daha açık bir özeleştiri dile getiriliyor.

Ayrıca Stalin’in rolü daha doğrudan vurgulanıyor. Birinci basımda daha çok “görev icabı” ve teknokratik bir çerçeve hâkimken, genişletilmiş ikinci basımda siyasal sorumluluk daha görünür hâle geliyor.

Türkiye’den toprak talebi meselesi: ton ve açıklık farkı

Her iki basımda da şu ifade yer alıyor:

Türk toprakları üstünde hak talebimiz vardı.

Ancak genişletilmiş ikinci basımda bu talep, Gürcü, Azeri ve Ermeni talepleriyle birlikte daha geniş bir sınır değişikliği perspektifi içinde ele alınıyor. Birinci basımda ise mesele daha kısa, daha az bağlamsallaştırılmış ve görece örtük biçimde geçiliyor.

Özellikle “Ağrı’yı da Ermenilere vermek istiyorduk” ifadesi, her iki basımda bulunmakla birlikte, ikinci basımda daha belirgin bir siyasal çerçeve içinde yer alıyor.

Molotov ve Stalin (Şubat 1945)
Stalin’in rolü ve kişisel baskı vurgusu

“Stalin bastırıyordu” pasajı her iki basımda da mevcut. Ancak genişletilmiş ikinci basımda Stalin’in ısrarcı ve buyurgan tavrı daha açık bir dille aktarılıyor; Molotov’un itirazları daha net biçimde görünür hâle geliyor.

Bu anlatım, Stalin’in son dönem dış politikasının daha maceracı ve zorlayıcı bir çizgiye kaydığı izlenimini güçlendiriyor. Birinci basımda ise aynı pasaj daha kısa ve daha yumuşak bir tonla aktarılmış.

* * *

Özetle, genel olarak bakıldığında, genişletilmiş ikinci basımda metin okura daha ayrıntılı, daha açık ve bazı kritik noktalarda daha net bir çerçeve sunuyor. 1945’te boğazlar ve Türkiye’den toprak talepleri meselesi, ikinci basımda daha görünür, daha doğrudan ve daha az örtük bir anlatımla ele alınıyor.

[*] Feliks Çuyev, Molotov Anlatıyor: Stalin’in sağkolu ile yapılan 140 görüşme, çev. Suna Kabasakal, Yordam Kitap, 1. basım, İstanbul, 2007.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder