22 Mayıs 2026

Sovyetler Birliği’nde Stalinizm ve alkolizm (4)

Kampanya kapsamında alınan önlemler ve kitlelerin “katılımı”

Mihail Solomentsev ve Yegor Ligaçov
Kampanyanın ilerleyişini gözetmek üzere kurulan komisyonun başına Yegor Ligaçov ve Mihail Solomentsev getirildi. Gorbaçov, anılarında bu ikilinin işe “dizginlenemez bir şevkle” koyulduğunu belirtir; böylece kampanyanın uygulayıcılarının daha en başından aşırıya kaçan bir gayret içinde hareket ettiklerini ima eder. [*]

Bu komisyonun koordinasyonu altında devlet aygıtının farklı kurumları harekete geçirildi. Bir yandan Gosplan (Devlet Planlama Komitesi), Maliye Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı içki satışlarından doğacak büyük gelir kaybının nasıl telafi edileceği sorusuna pratik cevaplar ararken, diğer yandan Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yeni politikanın nasıl uygulanacağına ilişkin süreci yürütüyordu.

Alkol karşıtı kampanya kapsamındaki önlemler, birinci bölümde değindiğimiz karar ve kararnameler doğrultusunda 1 Haziran 1985’te uygulanmaya başlandı. Bu önlemleri şu başlıklar altında özetleyebiliriz:

Sarhoşlukla Savaş (1989)
• alkollü içki satış saatlerinin ve satış noktalarının kısıtlanması;

• votka, şarap ve diğer alkollü içki üretiminin azaltılması;

• fiyat artışlarıyla alkole erişimin zorlaştırılması;

• kamusal alanlarda ve işyerlerinde içki kullanımına yönelik disiplin önlemleri;

• propaganda kampanyaları, afişler ve basın-yayın faaliyetleri;

• düğün, lokanta ve kutlama gibi gündelik hayat alanlarına müdahale;

• üzüm bağlarının sökülmesi ya da şarap üretiminin kısıtlanması;

• parti ve devlet kurumlarında “örnek davranış” baskısı.

Bu özet tablo, kampanyanın yalnızca içki tüketimini azaltmaya yönelik bir propaganda faaliyeti olmadığını açıkça gösteriyor. 1972-73 yıllarındaki girişimin birkaç yıl içinde tamamen başarısızlığa uğramasının ardından parti ve devlet aygıtları, bu kez çok daha kapsamlı bir yola başvurmuş; üretimden satışa, fiyatlandırmadan gündelik hayatın ritmine kadar uzanan geniş bir idari müdahale programı başlatmıştı.

Rusya ve Sovyetler Birliği’nde alkol sorunu üzerine çalışan önde gelen araştırmacılardan, Moskova Psikiyatri Araştırma Enstitüsü eski bölüm başkanı Aleksandr Nemtsov, kampanyanın istisnai niteliğine dikkat çeker. Nemtsov’a göre alkol karşıtı kampanya, son yarım yüzyılda dünyada benzeri olmayan bir girişimdi. Dahası, alkol üretim ve tüketiminin Rusya’daki uzun tarihinde de eşi görülmemiş nitelikte bir olaydı: Devlet yalnızca alkol tüketimini önemli ölçüde ve çok kısa sürede azaltmakla kalmamış, 20. yüzyıl boyunca kamu maliyesinin istikrarlı gelir kaynaklarından biri olan alkol satışlarından elde edilen devlet gelirlerini de ilk kez ciddi biçimde düşürmüştü. [**]

Kampanyanın ayırt edici yönlerinden biri de Merkez Komitesi’nin 7 Mayıs 1985 tarihli kararında, “ayıklık mücadelesi” için tüm birlik düzeyinde bir cemiyet kurulmasını ve bu cemiyetin bir yayın organı çıkarmasını uygun görmesiydi. [***] Stephen White, Russia Goes Dry: Alcohol, State and Society [Rusya Ayılıyor: Alkol, Devlet ve Toplum] başlıklı kitabında, bu kararın kısa süre içinde hayata geçirildiğini belirtir. Ağustos 1985 başında, Tüm Birlik Merkezî Sendikalar Konseyi, Komsomol, Bilimler Akademisi ve Sağlık Bakanlığı tarafından bir toplantı düzenlendi. Bu toplantıda, Ayıklık Mücadelesi İçin Tüm Birlik Gönüllü Cemiyeti’nin kurulması kararlaştırıldı. Hazırlıkları yürütmek üzere bir örgütlenme komitesi oluşturuldu; Bilimler Akademisi başkan yardımcısı, biyokimyacı ve Merkez Komitesi aday üyesi Yuri Ovçinnikov da cemiyetin ilk başkanı olarak belirlendi. [****]

Kremlin bürokrasisi, alınan idari önlemlerin halk içinde resmî denetim altında örgütlenecek bir “toplumsal seferberlik” ile tamamlanması gerektiğine karar vermişti. Bu seferberlik, alkol bağımlılığı ve yaygın sarhoşluğun toplumsal sonuçlarından rahatsız olan kesimlerin en azından bir bölümünün desteğini arkasına almayı hedefliyordu. Ancak bu girişim, kampanyanın bürokratik karakterini daha da belirginleştiriyordu. “Gönüllü” sıfatı taşıyan Cemiyet, gerçekte devlet ve parti aygıtına bağlı kurumların yukarıdan aşağıya örgütlediği bir seferberlik aracından başka bir şey değildi.

Cemiyetin görevi, fabrikalarda ve diğer işyerlerinde, kültür ve dinlenme merkezlerinde, mahallelerde ve konut alanlarında “ayıklığı” yaygınlaştırmaktı. Üyelerinden, alkole eğilimli olduğu bilinen kişilere özel dikkat göstermeleri bekleniyordu. Cemiyet aynı zamanda kamuoyunu biçimlendirmeyi, alkollü içkilerin “kamusal ve özel hayata” verdiği zararı açık ve ikna edici biçimde anlatmayı, alkollü içki propagandasına karşı çıkmayı ve sarhoşluk ile alkolizme ilişkin yasal düzenlemelere uyulmasını sağlamaya yardımcı olmayı amaçlıyordu. Ev yapımı içki üretiminin önlenmesi ve alkol ticaretini düzenleyen kuralların uygulanmasının izlenmesi de Cemiyet’in görevleri arasındaydı. Gençler başta olmak üzere halk için boş zaman faaliyetlerinin geliştirilmesine katkıda bulunması da bekleniyordu.

White’ın belirttiği gibi, bu yapı gerçekte klasik bir “cephe” örgütüydü: Kampanyanın amaçlarının hayata geçirilmesine sözde kitlesel ve gönüllü bir karakter kazandırıyordu. Nitekim Ovçinnikov da mayıs ayında kampanyanın kamuoyuna duyurulmasının ardından Pravda’yla yaptığı söyleşide Cemiyet’in bütün çalışmalarını parti komitelerinin yönetimi altında yürüteceğini ve demokratik [siz bunu bürokratik olarak okuyun] merkeziyetçilik ilkesine dayanacağını açıkça ifade etmişti. [*****]

Cemiyet, Eylül 1985’te Moskova’da düzenlenen bir konferansta resmen kuruldu. Bu konferansta Cemiyet’e, SBKP’den ve diğer Sovyet kitle örgütlerinden aşina olunan çizgide resmî bir yapı kazandırıldı. White’ın aktardığı bilgilere göre Cemiyet, birkaç ay içinde hızla büyüdüğünü ileri sürüyordu: Mayıs 1986’ya gelindiğinde 350 bin şubeye ve yaklaşık 11 milyon bireysel üyeye sahip olduğunu açıklamıştı. Büyüme daha sonra da devam etti; 1987 başında Cemiyet’in üye sayısı 14 milyona, şube sayısı ise 450 bine ulaşmış görünüyordu. [******]

Sovyetler Birliği’nde 1987 yılında resmî denetim altında düzenlenen bir alkol karşıtı gösteri: “Alkol ve sosyalizm birbiriyle bağdaşmaz!”
Bu rakamlar ilk bakışta hiç kuşkusuz etkileyiciydi. Ancak bunların ne kadarının gerçekten Cemiyet’in amaçları doğrultusunda gönüllü olarak çalışmaya hazır insanlardan oluştuğu son derece tartışmalıydı. Nitekim bu tepeden örgütlenen “taban inisiyatifi”nin bürokratik karakterini açığa vuran çok sayıda gösterge vardı. White’ın aktardığına göre, fabrikalarda ve enstitülerde insanların topluca üye kaydedildiğine, parti üyelerine Cemiyet’e katılmalarının zorunlu olduğunun söylendiğine, hatta içki içen ve içmeye devam edeceğini açıkça belirten kişilerin bile bazı yerlerde üye yapıldığına ilişkin şikâyetler sürüyordu. Örneğin Penza’daki işçilere, “zorunda kalmaları halinde” 100 gram votka içebilecekleri söylenmişti. Ayrıca Cemiyet üyelerinin sarhoş halde yakalanmaları durumunda ayıltma merkezlerine gönderilmeyeceklerine dair söylentiler de üyeliği teşvik etmişti.

Bürokratik bir karaktere sahip olmakla birlikte parti ve devlet aygıtlarının desteğini arkasına alan Cemiyet’in, Sovyetler Birliği’nin farklı köşelerinde çok sayıda etkinlik gerçekleştirdiğini de belirtmemiz gerekir. Cemiyet kitlesel mitingler, kurslar, müze ziyaretleri ve konferanslar düzenledi; önceki Sovyet pratiklerini izleyerek Volga’da bir “ajitasyon vapuru” ve Leninist Komsomol adını taşıyan bir “ajitasyon treni” işletti; sergiler açtı ve broşürler yayımladı. 1986 sonuna gelindiğinde, alkolizme fazla hoşgörülü yaklaştıkları gerekçesiyle elliden fazla film ticari gösterim repertuvarından çıkarılmış, yüzden fazla televizyon programında kesintiler yapılmıştı. Cemiyet’in dergisi Trezvost’ i kul’tura’nın [Ayıklık ve Kültür] ilk sayısı Ocak 1986’da yayımlandı ve daha ilk sayıdan 600 bin aboneye ulaştı; derginin editörü Stanislav Şeverdin’e göre bu sayı “beklediklerinden hayli fazlaydı”. Cemiyet ayrıca Tallinn’de üyeleri tarafından işletilen bir yardım hattı gibi başka hizmetler de sunuyordu. [*******]

Bütün bunlar, Sovyetler Birliği’nin glasnost, perestroyka ve “yeni düşünce” kavramlarının damga vuracağı bir döneme girerken, alkol karşıtı kampanyanın yalnızca yasaklar ve idari kısıtlamalar toplamından ibaret olmadığını; kültürel üretimden gündelik hayata, boş zaman faaliyetlerinden kitle iletişim araçlarına kadar uzanan geniş bir bürokratik müdahale alanı yarattığını gösteriyordu.

[*] Mikhail Gorbachev, Memoirs, New York: Doubleday, 1996, s. 221. Gorbaçov, bu imanın hemen ardından eleştirisinin dozunu artırır ve Ligaçov ile Solomentsev’in “her şeyi saçmalık noktasına kadar götürdüklerini” belirtir. Kampanyanın başarısızlığa uğrayışını ele aldığımız bölümlerde, tarafların karşılıklı suçlamalarına da değineceğiz.

[**] Aleksandr Nemtsov, A Contemporary History of Alcohol in Russia, çev. Howard M. Goldfinger ve Andrew Stickley, Södertörns högskola, 2011, s. 41.

[***] 1985’teki Cemiyet tümüyle yeni bir buluş değildi. 16 Şubat 1928’de Moskova’da Alkolizmle Mücadele Cemiyeti (Obşçestvo po bor’be s alkogolizmom, OBSA) kurulmuş; bu cemiyet fabrika hücreleri, konferanslar, yayınlar ve propaganda çalışmalarıyla işçi sınıfı içinde ayıklığı yaygınlaştırmayı hedeflemişti. Cemiyet’in Temmuz 1928’de yayımlanmaya başlayan yayın organının adı da 1986’da yeniden kullanılacak olan Trezvost’ i kul’tura (Ayıklık ve Kültür) idi. Ancak girişim, devletin alkol gelirlerine duyduğu ihtiyaçla çelişkiye düştü ve 1932’de daha geniş kapsamlı Sağlıklı Gündelik Hayat İçin Cemiyet içinde eritilerek fiilen tasfiye edildi. Bkz. Kate Transchel, “Staggering Towards Socialism: The Soviet Anti-Alcohol Campaign, 1928-1932”, The Soviet and Post-Soviet Review, c. 23, sy. 2, 1996, s. 191-202.

[****] Stephen White, Russia Goes Dry: Alcohol, State and Society, New York: Cambridge University Press, 1996, s. 75.

[*****] a.g.e., s. 76.

[******] a.g.e., s. 76-78.

[*******] a.g.e., s. 78.

Devam edecek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder