12 Ağustos 2026

Stalinist bürokrasinin insan sağlığına ve çevreye yaklaşımından bazı örnekler

Blogda Sovyetler Birliği’nde Stalinizm ve alkolizm üst başlığı altında yayımladığım -henüz tamamlanmamış olan- yazı dizisini küçük bir kitapçık hâline getirmeye çalışırken, taslak metnin Altıncı Bölüm’üne Stalinist rejimin insan sağlığına ve doğal çevreye karşı işlediği ağır suçlardan örnekler veren bir kutu ekledim. Kutudaki metni burada da paylaşmak istiyorum.

Metni aktarmadan önce şunu eklemekte fayda var: bugün Rusya’da ve diğer eski Sovyet cumhuriyetlerinde kapitalist restorasyonun çevre ve işçi sağlığı üzerinde yarattığı tahribat da son derece ağırdır. İki dönemin ortak yanı, işçi sınıfının üretim ve yatırım kararlarına demokratik katılımdan ve bu kararlar üzerinde denetimden tamamen uzak tutulmasıdır. Gerçek çözüm, üretim araçlarının uluslararası işçi sınıfının demokratik kontrolü altına alınmasından ve üretimin, kâr güdüsüne göre değil, insani ihtiyaçlar ve ekolojik gereklilikler temelinde, insanın doğayla ilişkisini de gözeten demokratik ve rasyonel bir planlamaya tabi tutulmasından geçiyor.

* * *

On yıllar boyunca işçi sınıfının üretim araçları üzerinde hiçbir demokratik denetime sahip olmadığı koşullarda, ağır insani ve çevresel maliyetleri umursamadan verimlilikten uzak, israfçı ve yağmacı bir sanayileşme politikası izleyen Stalinist bürokrasinin insan sağlığına ve doğal çevreye karşı işlediği suçlar uzun bir liste oluşturur. Burada, okurun bu tutumun somut sonuçlarını gözünde canlandırmasına yardımcı olmak için, Stalinist bürokrasinin işlediği bu suçlardan yalnızca birkaçına değinmekle yetineceğiz.

Mayak tesislerinden 1949-1952 yıllarında Teça Nehri sistemine büyük miktarlarda radyoaktif atık boşaltılması ve 1957 Kiştim nükleer felaketi bunların erken ve çarpıcı örnekleri arasındadır. Sovyet yetkilileri Kiştim felaketine ilişkin resmî bir raporu ancak 28 Temmuz 1989’da IAEA’ya sunmuştur. IAEA kaynakları Mayak’tan Teça Nehri’ne büyük miktarda sıvı radyoaktif atık boşaltıldığını doğrulamaktadır.

Kiştim felaketi sonucunda radyoaktif kirlenmeye maruz kalan bölgeyi gösteren Doğu Urallar Radyoaktif İzi (EURT) haritası.
Doğal çevreye yönelik aynı araçsal tutum Orta Asya’da da ağır sonuçlar doğurdu. Pamuk üretiminin genişletilmesi uğruna Amuderya ve Siriderya sularının büyük ölçekte sulamaya yönlendirilmesi Aral Gölü’nün kurumasında belirleyici rol oynadı. Dünya Bankası için hazırlanan bir çalışmaya göre, pamuk sulamasındaki genişleme göle ulaşan nehir akımındaki azalmanın yaklaşık yüzde 90’ından sorumluydu.

Kazakistan’daki Semipalatinsk nükleer deneme sahasında ise Sovyetler Birliği 1949-1989 arasında 456 nükleer deneme gerçekleştirdi; özellikle atmosferik denemelerin radyoaktif serpintileri çevrede yaşayan nüfusu radyasyona maruz bıraktı.

Çernobil felaketi
Çernobil felaketi, RBMK reaktörünün tasarımındaki ciddi kusurlar ile santral personelinden tasarımcılara ve mühendislere, bakanlıklardan düzenleyici kurumlara kadar uzanan güvenlik kültürü zaaflarının birbirini beslediği bu yönetim tarzının en çarpıcı örneklerinden biri hâline geldi. IAEA’nın INSAG-7 raporu, kazanın yalnızca operatör hatalarına indirgenemeyeceğini, reaktör tasarımındaki ciddi kusurların ve Sovyet nükleer sisteminin tasarım, işletme ve düzenleyici kuruluşlarına kadar uzanan güvenlik kültürü zaaflarının belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır. Çernobil’in ardından hazırlanan bir Birleşmiş Milletler raporu da Sovyet sisteminde bilgi alışverişinin ve karşı görüşlerin ifade edilmesinin sınırlı olduğunu ve radyasyonla ilgili çok sayıda verinin gizli tutulduğunu belirtmektedir.

Bu tablonun nükleer sanayiyle sınırlı olmadığını gösteren bir başka çarpıcı veri Çernyayev’in günlüğünde yer alır. Çernyayev, 1985 yılında tuttuğu günlüğünde, Gorbaçov’un genel sekreter seçildikten kısa bir süre sonra, 11 Nisan 1985’te yapılan bir Politbüro toplantısında tarım ve gıda sistemine ilişkin çeşitli veriler aktardığını kaydeder. Gorbaçov’a göre, 1.300 süt, peynir ve tereyağı fabrikası, 200 et işleme ve paketleme tesisi, 103 konserve fabrikası ile 60 nişasta ve glikoz şurubu fabrikası atık arıtma sistemi kurulmadan inşa edilmişti; bunun sonucunda bu tesisler çevreye büyük zarar veriyordu.

İşçi sağlığı ve güvenliği alanındaki tablo da farklı değildi. Simon Pirani, “Moscow, 1990: When Trotskyist Travellers Met Soviet Reality” başlıklı makalesinde, Durham maden işçileri sendikası genel sekreteri David Hopper’ın 1990’da Doğu Ukrayna’daki Pavlograd madenlerini ziyaret ettikten sonra şu gözlemde bulunduğunu aktarır: “Şoke ediciydi! İş güvenliği düzeni dehşet vericiydi. Bunlar büyükbabalarımızın bize anlattığı koşullardı.”

Kaynaklar:

International Atomic Energy Agency (IAEA), Scenario T: Radioactive Contamination of the Techa River, South Urals, Russia, IAEA, Viyana, 2011. Çevrimiçi erişim: https://www-ns.iaea.org/downloads/rw/projects/emras/emras-aquatic-techa.pdf Erişim tarihi: 14 Haziran 2026.

B. V. Nikipelov, G. N. Romanov, L. A. Buldakov, M. S. Babaev, Yu. B. Kholina ve E. I. Mikerin, “Accident in the Southern Urals on 29 September 1957”, Report on a Radiological Accident in the Southern Urals on 29 September 1957, INFCIRC/368, International Atomic Energy Agency (IAEA), 28 Temmuz 1989. Çevrimiçi erişim: https://www.iaea.org/sites/default/files/infcirc368.pdf Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026.

David Tarr ve Eskender Trushin, “Did the Desire for Cotton Self-Sufficiency Lead to the Aral Sea Environmental Disaster? A Case Study on Trade and the Environment”, World Bank, 2004. Çevrimiçi erişim: https://documents.worldbank.org/en/publication/documents-reports/documentdetail/433771484052748191 Erişim tarihi: 16 Haziran 2026.

International Agency for Research on Cancer (IARC), “SEMI-NUC: Prospective Cohort Study of Residents Near the Semipalatinsk Nuclear Test Site”. Çevrimiçi erişim: https://semi-nuc.iarc.who.int Erişim tarihi: 17 Haziran 2026.

International Atomic Energy Agency (IAEA), The Chernobyl Accident: Updating of INSAG-1, Safety Series No. 75-INSAG-7, Viyana, 1992. Çevrimiçi erişim: https://www-pub.iaea.org/MTCD/publications/PDF/Pub913e_web.pdf Erişim tarihi: 22 Haziran 2026.

UNDP ve UNICEF, The Human Consequences of the Chernobyl Nuclear Accident: A Strategy for Recovery, UN-OCHA ve WHO desteğiyle hazırlanmış rapor, 25 Ocak 2002. Çevrimiçi erişim: https://cdn.who.int/media/docs/default-source/documents/publications/the-human-consequences-of-the-chernobyl-nuclear-accident53712189-b688-45ef-8164-ac2273508ec9.pdf Erişim tarihi: 27 Haziran 2026.

Anatoly S. Chernyaev, The Diary of Anatoly S. Chernyaev, 1985, çev. Anna Melyakova, der. Svetlana Savranskaya, Washington, DC: National Security Archive, s. 43. Çevrimiçi erişim: https://nsarchive2.gwu.edu/NSAEBB/NSAEBB192/Chernyaev_Diary_translation_1985.pdf Erişim tarihi: 19 Temmuz 2025.

Simon Pirani, “Durham and Ukraine Miners: Historic Links of Friendship”, Anticapitalist Resistance, 6 Temmuz 2022. Çevrimiçi erişim: https://anticapitalistresistance.org/durham-and-ukraine-miners-historic-links-of-friendship Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026.

Ayrıca bkz.: 

Çernobil’den önce

“Taşkent’te depremi halktan gizliyorlar”

Stalinist gizlilik kültürüne dair iki acı örnek

Sovyet tarımının sefaleti ve bürokratik israf

Sovyet Stalinizmi ve gizlilik: Gorbaçov’un ifşaatı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder