nomenklatura etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nomenklatura etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2025

Anatoly Chernyaev’s 1972 diary (4)

Famine, cholera, and the summer retreats of the Stalinist bureaucracy

In his diary entry dated 8 August 1972, Anatoly Chernayev noted some of the grim developments then unfolding across the Soviet Union.

Yesterday Shishlin told Bovin and me about a letter from the Secretary of the Astrakhan regional committee to the CC CPSU: 100% of the winter crops in the area are burned out and reseeding cost this much; 100% of the spring crops are burned out; this much cattle died of starvation in the spring, and this much dies per day currently; meadows and pastures are all burned, there will be nothing to feed the cattle in the fall. There is practically no drinking water (that meets sanitary-hygenic standards) in Astrakhan. The sewage system is breaking down. Cholera is spreading. And so on. 

Shishlin was in the Crimea and attended Brezhnev’s meeting with leaders of socialist countries. He heard some things there, too: Brezhnev ordered 50,000 military vehicles to be sent to help with agricultural needs, as well as 25,000 vehicles to be taken from industries (no matter what) and also sent to help with the harvest, so in the areas where the harvest survived, every last bit would be collected. (By the way, the street cleaning machines vanished from Moscow – they were sent there as well).

Shortly after conveying this catastrophic news, Chernayev notes in his diary how, while the national economy was unable to cope with its severe, deep-seated structural problems and "natural" disasters like the one in Astrakhan, the privileged bureaucratic caste dominating the regime – specifically its uppermost echelon, the cream of the crop – lived in mind-boggling luxury:

At the same time, at Brezhnev’s dacha in the Crimea (Shishlin told us) there is a pool with sliding walls and a transparent dome that can protect from the wind or turn into a full ceiling. Other dachas were recently built in the vicinity of this “dacha No. 1,” for big-shot ministers and individual deputies and heads of the CC – four-storey mansions with Japanese wallpaper, bars, conditioners, special Hungarian furniture, and balconies overlooking the sea. Each one cost this much.

The swimming pool at Brezhnev's palace in Palanga, Lithuania
Three months before writing the above lines, in his entry dated 9 May, Chernayev observed that certain segments of the Stalinist nomenklatura were becoming increasingly impatient and avaricious in their drive to expand and diversify their privileges:

The apparatus and in the higher echelons of the party are already dividing into “we” (the healthy forces) and “they,” for whom “Moskvich” and “Volga” cars are no longer enough, they want Mercedeses.

Although Chernayev, himself a cog in the Stalinist bureaucratic machine, did not subject these observations to a rigorous analysis based on a coherent Marxist perspective, he nevertheless provides concrete and striking examples of how the Soviet bureaucracy was gnawing away at and corrupting the workers' state while expanding its own privileges. It is in this respect that Chernayev’s notes hold significance.

Exactly 36 years before Chernayev wrote these diary entries, Leon Trotsky had expressed the dangers of bureaucratic degeneration and the perilous consequences arising from the accompanying social inequalities and contradictions in his 1936 work, The Revolution Betrayed, writing:

Limousines for the “activists”, fine perfumes for “our women”, margarine for the workers, stores “de luxe” for the gentry, a look at delicacies through the store windows for the plebs – such socialism cannot but seem to the masses a new re-facing of capitalism, and they are not far wrong. On a basis of “generalized want”, the struggle for the means of subsistence threatens to resurrect “all the old crap”, and is partially resurrecting it at every step. (Leon Trotsky, The Revolution Betrayed: What Is the Soviet Union and Where Is It Going?, Labor Publications, Detroit, 1991, p. 103). 
 
A teacher on his way home from work in Ukraine’s Sumy region, early 1980s (Photo: Valeriy Reshetnyak)

See also: 

Anatoly Chernyaev’s 1972 diary (1): The poverty of bureaucratic planning

Anatoly Chernyaev’s 1972 diary (2): Selling off Siberia to the imperialist powers

Anatoly Chernyaev’s 1972 diary (3): The Soviet automotive industry through the eyes of a Renault executive

Anatoly Chernyaev’s 1972 diary (5): The little-known Hungarian uprising of 1972

Anatoly Chernyaev’s 1972 diary (6): Shostakovich's tragedy

27 Temmuz 2025

Anatoliy Çernyayev'in 1972 günlüğünden (4)

Kıtlık, kolera ve Stalinist bürokrasinin yazlık sarayları

Anatoliy Çernyayev, 1972 yılına ait günlüğüne 8 Ağustos günü için düştüğü notlarda, Sovyetler Birliği’nde o günlerde yaşanmakta olan bazı iç karartıcı gelişmeleri kayda geçiriyor:

Dün Şişlin, Bovin’le bana, Astrahan bölge komitesi sekreterinin SBKP Merkez Komitesi’ne gönderdiği bir mektuptan söz etti: Bölgede kışlık mahsulün %100’ü yanmış, yeniden ekim şu kadar tutuyormuş; ilkbahar mahsulünün de %100’ü yanmış; ilkbaharda şu kadar sığır açlıktan ölmüş, şu anda ise her gün şu kadar sığır ölüyormuş; çayırlar ve meralar kül olmuş, sonbaharda hayvanlara yedirilecek hiçbir şey kalmayacakmış. Astrahan’da sağlık ve hijyen standartlarına uygun içme suyu neredeyse hiç yok. Kanalizasyon sistemi çökmek üzere. Kolera yayılıyor. Ve dahası da var.

Şişlin Kırım’daydı ve Brejnev’in sosyalist ülke liderleriyle yaptığı toplantıya katıldı. Orada da bazı şeyler duymuş: Brejnev, tarımsal ihtiyaçlara destek olmak üzere 50.000 askeri aracın gönderilmesini emretmiş. Ayrıca sanayiden, (ne pahasına olursa olsun) 25.000 aracın daha alınıp hasada yardımcı olmak için gönderilmesini istemiş. Böylece, hasadın kurtulduğu bölgelerde tek bir başak bile tarlada kalmayacakmış. (Bu arada, Moskova’daki sokak temizleme araçları ortadan kaybolmuş – meğer onlar da oraya gönderilmiş).

Çernyayev, bu felaket haberlerini aktardıktan hemen sonra, ülke ekonomisi yüz yüze olduğu ağır kronik yapısal sorunlar ve Astrahan’da yaşanan türden “doğal” afetlerle başa çıkamazken, rejime hâkim olan ayrıcalıklı bürokratik kastın en tepesinde yer alan kaymak tabakanın nasıl akıl almaz bir lüks içinde yaşadığına dair günlüğüne şu notu düşüyor:

Aynı zamanda, Brejnev’in Kırım’daki yazlığında (Şişlin’in anlattığına göre) insanı rüzgârdan koruyan ya da tamamen tavana dönüşebilen kayar duvarlara ve şeffaf bir kubbeye sahip bir yüzme havuzu varmış. Bu ‘1 numaralı yazlık’ın çevresine ise kısa süre önce bazı yeni yazlıklar inşa edilmiş: büyük bakanlar, kimi milletvekilleri ve Merkez Komitesi yöneticileri için… Japon duvar kâğıtları, barlar, klimalar, özel Macar mobilyaları ve deniz manzaralı balkonlarla donatılmış dört katlı konaklar. Her birinin maliyeti oldukça yüksekmiş.

Brejnev'in Litvanya'nın Palanga şehrindeki sarayının yüzme havuzu
Çernyayev, yukarıda aktardığı satırları kaleme almadan üç ay önce, 9 Mayıs tarihli notlarında ise Stalinist nomenklaturanın bazı kesimlerinin sahip oldukları ayrıcalıkları artırma ve çeşitlendirme konusunda giderek daha sabırsız ve açgözlü hale geldiklerine işaret ediyor:

Parti aygıtı ve üst kademe şimdiden “biz” (sağlıklı güçler) ve “onlar” diye bölünmüş durumda; “onlara” artık “Moskviç” ya da “Volga” yeterli gelmiyor, Mercedes’e binmek istiyorlar.

Kendisi de Stalinist bürokratik aygıtın bir dişlisi olan Çernyayev bu gözlemlerini Marksist temelde bütünlüklü bir perspektife dayanarak tahlil etmekten uzak olsa da Sovyet bürokrasisinin işçi devletini kendi ayrıcalıklarını genişletirken nasıl kemirip çürüttüğüne dair somut ve çarpıcı örnekler sunuyor. Çernyayev’in notları bu açıdan önem taşıyor.

Lev Trotskiy, Çernyayev’in günlüğüne bu notları düşmesinden tam 36 yıl önce, 1936’da yayımlanan İhanete Uğrayan Devrim adlı eserinde, bürokratik yozlaşma sürecini ve ona eşlik eden toplumsal eşitsizlik ile çelişkilerin yol açtığı tehlikeli sonuçları şu sözlerle dile getirmişti:

“Aktivistler” için limuzinler, “kadınlarımız” için lüks parfümler, işçiler için margarin; elitler için “lüks” mağazalar, plebler için ise vitrinlerin arkasından seyredilen iştah kabartıcı yiyecekler; böyle bir sosyalizm, kitlelere kapitalizmin makyajlanmış bir versiyonundan başka bir şey gibi görünemez – ve bu konuda pek de haksız sayılmazlar. “Genelleşmiş yoksulluk” temeli üzerinde, temel geçim araçları için verilen mücadele, geçmişin tüm pisliklerini yeniden hortlatma tehdidi taşımakta ve her adımda bunu kısmen de olsa gerçekleştirmektedir. (Leon Trotsky, The Revolution Betrayed: What Is the Soviet Union and Where Is It Going?, Labor Publications, Detroit, 1991, s. 103).                                                                                                                          
1980'li yılların başlarında Ukrayna'nın Sumi bölgesinde bir öğretmen işinden evine dönerken (Fotoğraf: Valeriy Reşetniak)